<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     version="2.0">
<channel>
    <title>Haber Portalı</title>
	<description>Güncel haber akışı</description>
    <link>https://www.devrekpostasi.net</link>    
    <lastBuildDate>Sat, 31 Oct 2026 12:42:31 +0300</lastBuildDate>
    <generator>Custom RSS Generator</generator>
    
        <item>
        <title><![CDATA[ Bakan Yerlikaya: Farklı ülkelerde aranan 11 suçlu Türkiye’ye iade edildi ]]></title>
        <category>GÜNCEL</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/bakan-yerlikaya-farkli-ulkelerde-aranan-11-suclu-turkiye-ye-iade-edildi.html</link>
        <guid>1976</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/bakan-yerlikaya-farkli-ulkelerde-aranan-11-suclu-turkiye-ye-iade-edildi-6ae4bdcb2ca1a.jpg</image>
        <description><![CDATA[ ANKARA (PHA) - Şeriban ÖZÇAKMAK - İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Gürcistan, Karadağ, İsveç ve Japonya’da yakalanan, aralarında organize suç örgütü üyeleri ve terör örgütü mensuplarının da bulunduğu 11 kişinin Türkiye’ye iade edildiğini açıkladı. Bakan Yerlikaya, bu kabine döneminde toplam 427 suçlunun ülkeye getirildiğini belirterek, “Enselerindeyiz, bizden kaçamayacaklar” dedi. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>Uluslararası iş birliğiyle yakalandılar<br>
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, haklarında kırmızı bülten çıkarılan veya ulusal seviyede aranan bu kişilerin, ilgili ülkelerin kolluk kuvvetleriyle yürütülen ortak operasyonlar sonucunda yakalandığını bildirdi.<br>
<br>
Yerlikaya’nın verdiği bilgilere göre, iade edilen 11 kişi şu suçlardan aranıyordu:<br>
<br>
Gürcistan’da yakalananlar:<br>
<br>
C.Ç. – Kasten öldürme, ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma; elebaşılığını A.T.’nin yaptığı organize suç örgütü üyesi.<br>
<br>
M.E.Ö. – Kasten öldürme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma; “Daltonlar” suç örgütü üyesi.<br>
<br>
E.Y.B. – Silahla yağma, cebir, tehdit ve hileyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma.<br>
<br>
Ü.A. – Birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bilişim yoluyla dolandırıcılık.<br>
<br>
M.B. – Tasarlayarak öldürme; “Banlılar” organize suç örgütü üyesi.<br>
<br>
K.C.H. ve E.G. – Uyuşturucu ticareti.<br>
<br>
G.Ş. – Kasten yaralama, hakaret, mala ve kamu malına zarar verme, alkollü araç kullanma, basit yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma.<br>
<br>
Karadağ’da yakalanan:<br>
<br>
S.K. – Kasten öldürme.<br>
<br>
İsveç’te yakalanan:<br>
<br>
M.G. – Kasten öldürmeye teşebbüs.<br>
<br>
Japonya’da yakalanan:<br>
<br>
M.Y. – Silahlı terör örgütüne üye olma.<br>
<br>
“427 suçlunun iadesini sağladık”<br>
Bakan Yerlikaya, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:<br>
“Yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede ve ulusal düzeyde aranan bu kişiler, ilgili ülkelerin kolluk kuvvetleri ile yürüttüğümüz koordineli çalışmalarla yakalanarak ülkemize getirildi. Bu kabine döneminde 427 suçlunun ülkemize iadesini sağladık. Enselerindeyiz, bizden kaçamayacaklar.”<br>
<br>
Yerlikaya, suçlularla mücadelede uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, operasyonlara katkı sağlayan tüm güvenlik güçlerine teşekkür etti.</p>

<p>Kaynak : PHA</p>
<script data-ts="1793375629575" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/bakan-yerlikaya-farkli-ulkelerde-aranan-11-suclu-turkiye-ye-iade-edildi-6ae4bdcb2ca1a.jpg" />        
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ 16 ilde organize suç operasyonu: 198 şüpheliye adli işlem, 55 tutuklama ]]></title>
        <category>GÜNCEL</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/16-ilde-organize-suc-operasyonu-198-supheliye-adli-islem-55-tutuklama.html</link>
        <guid>1975</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/16-ilde-organize-suc-operasyonu-198-supheliye-adli-islem-55-tutuklama-6ae4bd696b21d.jpg</image>
        <description><![CDATA[ ANKARA (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - İçişleri Bakanlığı, organize suç örgütlerine yönelik 16 ilde düzenlenen 24 operasyonda 198 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığını açıkladı. Şüphelilerden 55'i tutuklanırken, 29'u hakkında adli kontrol kararı verildi. Operasyonlarda 140 tabanca, 61 av tüfeği, 23 kurusıkı tabanca ve 2 uzun namlulu silah ele geçirildi. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda, organize suç örgütlerine yönelik 16 ilde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi.</p>

<p>Ankara, Antalya, Balıkesir, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Giresun, İstanbul, İzmir, Karabük, Malatya, Rize, Samsun, Şanlıurfa, Trabzon ve Uşak'ta düzenlenen operasyonlarda toplam 198 şüpheli yakalandı.</p>

<p><strong>SİLAH KAÇAKÇILIĞI VE TEHDİT YOLUYLA HAKSIZ KAZANÇ SUÇLAMASI</strong></p>

<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, şüphelilere yönelik operasyonların silah ve mühimmat ticareti yaparak suç örgütlerine lojistik destek sağlamak, suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve örgüte üye olmak, tehdit ve cebir yoluyla vatandaşlardan haksız kazanç elde etmek suçlamaları kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<p><strong>55 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI</strong></p>

<p>Operasyonlar kapsamında hakkında adli işlem yapılan 198 şüpheliden 55'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Şüphelilerden 29'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, diğer şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü bildirildi.</p>

<p><strong>226 SİLAH ELE GEÇİRİLDİ</strong></p>

<p>Şüphelilere yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 140 tabanca, 61 av tüfeği, 23 kurusıkı tabanca ve 2 uzun namlulu silah olmak üzere toplam 226 silah ele geçirildi.</p>

<p>Aramalarda ayrıca çok sayıda fişek, şarjör ve silah parçasına el konuldu.</p>

<p><strong>BAKANLIK: 'OPERASYONLARIMIZA KARARLILIKLA DEVAM EDİYORUZ'</strong></p>

<p>İçişleri Bakanlığı, organize suç örgütlerine yönelik operasyonların devam edeceğini belirterek şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>"Tehdit ve cebirle vatandaşlarımızın hakkına göz dikenlere ve silah kaçakçılığı yaparak suç odaklarına lojistik destek sağlayanlara yönelik operasyonlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.</p>

<p>Kahraman Polislerimizi, KOM Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."</p>

<p>Kaynak : PERRE</p>
<script data-ts="1793375531831" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/16-ilde-organize-suc-operasyonu-198-supheliye-adli-islem-55-tutuklama-6ae4bd696b21d.jpg" />        
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ İMAG’dan İstanbul Barosu seçimleri sonrası açıklama: ‘Birlikte başardık, birlikte güçlüyüz’ ]]></title>
        <category>GÜNCEL</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/imag-dan-istanbul-barosu-secimleri-sonrasi-aciklama-birlikte-basardik-birlikte-gucluyuz.html</link>
        <guid>1964</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/imag-dan-istanbul-barosu-secimleri-sonrasi-aciklama-birlikte-basardik-birlikte-gucluyuz-6ae4b62f47fa8.jpg</image>
        <description><![CDATA[ İSTANBUL (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG), İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ın başkan seçilmesinin ardından açıklama yaptı. Seçim sonucunu 14 yıldır sürdürdükleri mücadelenin ve mesleki dayanışmanın bir sonucu olarak değerlendiren İMAG, "İstanbul Barosu hepimizindir; meslektaşlık hukuku, dayanışma ve ortak sorumluluğumuz her zaman devam edecektir." mesajını verdi. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>İstanbul Barosu'nun 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 128. Olağan Genel Kurulu'nda, dokuz adayın yarıştığı başkanlık seçimini Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal kazandı.</p>

<p>30 bin 36 avukatın oy kullandığı seçimde Kocasakal, 10 bin 227 oy ve yüzde 34,05 oy oranıyla başkan seçilirken, mevcut başkan Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu 7 bin 22 oy aldı.</p>

<p>Seçimlerin ardından Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin bileşenlerinden İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu, 'Birlikte Başardık, Birlikte Güçlüyüz' başlığıyla bir açıklama yayımladı.</p>

<p><strong>'BU ZAFER 14 YILLIK KARARLI MÜCADELENİN SONUCUDUR'</strong></p>

<p>İMAG tarafından yapılan açıklamada, seçim sürecinde gerçekleştirilen ortak çalışmalara ve mesleki dayanışmaya dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu olarak, İstanbul Barosu 128. Olağan Genel Kurulunda, Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ın başkan adaylığında, Cumhuriyetçi Güç Birliği çatısı altında yürüttüğümüz mücadeleyi açık ara bir zaferle taçlandırmanın gururunu yaşıyoruz.</p>

<p>Bu zafer, İMAG'ın 14 yıldır sürdürdüğü kararlı mücadelenin, mesleki dayanışmanın ve ortak iradenin sonucudur.</p>

<p>Bu süreçte emeği geçen tüm İMAG mensuplarına, destek veren meslektaşlarımıza ve birlikteliğimizin kıymetli paydaşları Önce Avukat Grubu ile Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu'na teşekkür ediyoruz."</p>

<p><img alt="" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/719a10cb87.jpg" style="height:600px; width:800px"></p>

<p><strong>'İSTANBUL BAROSU HEPİMİZİNDİR'</strong></p>

<p>Seçim sonuçlarının yalnızca bir grubun değil, değişim talebini destekleyen avukatların ortak başarısı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, seçimde farklı adayları destekleyen meslektaşların iradesine duyulan saygı da vurgulandı.</p>

<p>İMAG, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Bu sonuç, İstanbul Barosunun geleceğini önemseyen ve değişim iradesini destekleyen tüm meslektaşlarımızın ortak başarısıdır.</p>

<p>Farklı tercihlerde bulunan meslektaşlarımızın iradesine saygı duyuyoruz. İstanbul Barosu hepimizindir; meslektaşlık hukuku, dayanışma ve ortak sorumluluğumuz her zaman devam edecektir."</p>

<p><img alt="" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/f63903d379.jpg" style="height:1000px; width:800px"></p>

<p><strong>'AVUKATIN İTİBARINI YÜKSELTMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ'</strong></p>

<p>Yeni dönemde İstanbul Barosu'nun mesleki sorunlara çözüm üretmesi, avukatların ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesi ve baro yönetiminde katılımcılığın artırılması gerektiğinin altı çizilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Şimdi önümüzde önemli bir sorumluluk var.</p>

<p>Avukatın itibarını yükseltmek, mesleğimizin ekonomik ve sosyal sorunlarına çözüm üretmek, baro yönetiminde katılımcılığı ve demokratik anlayışı güçlendirmek, hukukun üstünlüğüne ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine kararlılıkla sahip çıkmak için çalışacağız."</p>

<p><strong>'İLKELERİMİZDEN TAVİZ VERMEDEN SORUMLULUK ALACAĞIZ'</strong></p>

<p>İMAG, yeni dönemde de Cumhuriyetçi Güç Birliği içerisindeki çalışmalarını ve mesleki dayanışmayı sürdüreceğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>"İMAG olarak, ilkelerimizden ve mesleki dayanışma anlayışımızdan taviz vermeden bu süreçte sorumluluk almaya, destek olmaya ve katkı sunmaya devam edeceğiz.</p>

<p>İstanbul Barosunu daha güçlü, avukatlık mesleğini daha saygın kılmak için aynı inanç ve kararlılıkla çalışacağız."</p>

<p>Kaynak : PERRE</p>
<script data-ts="1793374818081" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/imag-dan-istanbul-barosu-secimleri-sonrasi-aciklama-birlikte-basardik-birlikte-gucluyuz-6ae4b62f47fa8.jpg" />        
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Türk devletlerinin dayanışması stratejik bir zaruret haline geldi’ ]]></title>
        <category>GÜNCEL</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/cumhurbaskani-erdogan-turk-devletlerinin-dayanismasi-stratejik-bir-zaruret-haline-geldi.html</link>
        <guid>1963</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/cumhurbaskani-erdogan-turk-devletlerinin-dayanismasi-stratejik-bir-zaruret-haline-geldi-6ae4b62709862.jpg</image>
        <description><![CDATA[ ANKARA (PERRE) - (Şeriban ÖZÇAKMAK) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Ankara'da düzenlenen 13. Zirvesi dolayısıyla kaleme aldığı makalede, Türk dünyasının siyasi, ekonomik, kültürel ve güvenlik alanlarında bütünleşmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devraldığı zirve öncesinde yayımlanan makalesinde Erdoğan, "Uluslararası sistemin adalet ve güveni tesis etmekte zorlandığı, savaşların ve krizlerin geniş coğrafyaları etkilediği bir dönemde Türk devletlerinin dayanışması stratejik bir zaruret haline gelmiştir." ifadelerini kullandı. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi dolayısıyla kaleme aldığı 'Türk Dünyası Yüzyılı: Dayanışmadan Bütünleşmeye' başlıklı makale, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkmenistan ve Macaristan'ın önde gelen medya kuruluşlarında yayımlandı.</p>

<p>Ankara'da 'Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik' temasıyla gerçekleştirilen zirve öncesinde yayımlanan makalede Erdoğan, Türk devletlerinin ortak tarih, kültür ve medeniyet birikimini siyasi ve ekonomik iş birliğine dönüştürmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>'TÜRK DÜNYASININ BİRLİĞİ ORTAK GELECEĞİMİZİN EN GÜÇLÜ TEZAHÜRÜDÜR'</strong></p>

<p>Türk dünyasının birliğinin ortak tarihi miras ve gelecek hedefleri üzerine kurulduğunu belirten Erdoğan, makalesinde şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Türk dünyasının birliği, ortak tarihimizden devraldığımız köklü mirasın ve müşterek istikbalimizi şekillendirme irademizin en güçlü tezahürüdür.</p>

<p>Asırlar boyunca farklı coğrafyalarda, nice imtihanlardan geçen kardeş halklarımızı birbirine bağlayan gönül köprüleri, bugün Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında siyasi, beşeri, ekonomik ve kültürel dayanışmamızın sağlam temellerini oluşturuyor. Türk dünyasının sahip olduğu büyük potansiyeli ortak hedefler doğrultusunda harekete geçirmek, birliğimizi somut kazanımlarla tahkim etmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türk dünyası bırakmak hepimizin tarihi mesuliyetidir."</p>

<p><strong>'AZERBAYCAN'DAN DEVRALDIĞIMIZ DÖNEM BAŞKANLIĞI TARİHİ BİR SORUMLULUK'</strong></p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara'daki zirvesinin Türk dünyasının ortak hedefleri açısından önemli olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin üstlendiği dönem başkanlığına ilişkin şunları kaydetti:</p>

<p>"Ankara'da 'Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik' temasıyla gerçekleştireceğimiz Türk Devletleri Teşkilatının 13'üncü Zirvesini, bu müşterek iradenin daha da pekişeceği önemli bir buluşma olarak görüyorum. Zirveyle birlikte, Can Azerbaycan'dan devralacağımız dönem başkanlığını, Türk dünyasının ortak hedeflerine ulaşması ve Teşkilatımızın kurumsal gücünün artırılması bakımından tarihi bir sorumluluk olarak değerlendiriyorum."</p>

<p>İsmail Gaspıralı'nın 'Dilde, fikirde, işte birlik' anlayışının teşkilatın faaliyetlerine yön verdiğini ifade eden Erdoğan, Nahçıvan'da temelleri atılan iş birliğinin kalıcı kurumlar ve ortak projelerle güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/764ee312aa.jpg" style="height:547px; width:800px"></p>

<p><strong>'TÜRK DEVLETLERİ EN ÇETİN SINAMALARI AŞACAK GÜCE SAHİPTİR'</strong></p>

<p>Uluslararası sistemde yaşanan dönüşüme ve bölgesel krizlere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk devletleri arasındaki dayanışmanın yalnızca tarihsel ve kültürel bir bağ olarak değil, stratejik bir gereklilik olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Dünya siyaseti köklü bir değişimden geçiyor. Uluslararası sistemin adalet ve güveni tesis etmekte zorlandığı, savaşların ve krizlerin geniş coğrafyaları etkilediği bir dönemde Türk devletlerinin dayanışması stratejik bir zaruret haline gelmiştir. Ortak irade etrafında kenetlenen Türk devletleri, en çetin sınamaları aşacak ve kendi istikballerini tayin edecek kudrete sahiptir. Türk dünyasının birliğinin temeli, her bir kardeş ülkemizin egemenliğine, bağımsızlığına ve milli iradesine duyulan saygıdır. Bu birlik, ortak değerler kadar karşılıklı güven ve menfaatler üzerinde yükselecektir."</p>

<p><strong>'ORTA KORİDOR TÜRK DÜNYASI İÇİN TARİHİ BİR FIRSAT'</strong></p>

<p>Türk devletlerinin ekonomik bütünleşmesinin önümüzdeki dönemin temel önceliklerinden biri olduğunu belirten Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun Asya ile Avrupa arasındaki ticarette önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, ulaştırma ve ticaret altyapısının birlikte geliştirilmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti:</p>

<p>"Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesi, Teşkilatımızın önümüzdeki dönemde üzerinde hassasiyetle durması gereken önceliklerin başında geliyor. Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru, bu bakımdan tarihi bir fırsat sunuyor. Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin yeniden şekillendiği günümüzde Türk coğrafyası, küresel ulaştırma ve lojistik ağlarının önemli merkezlerinden biri olma imkanına sahiptir.</p>

<p>Demir yollarımızı, limanlarımızı, kara yolu bağlantılarımızı ve gümrük sistemlerimizi birbirini tamamlayan bir bütün olarak geliştirmekteyiz. Hazar'ın iki yakasını birbirine bağlayan her yatırım, kardeş ülkelerimiz arasındaki ticareti büyütecek ve ortak refahımıza katkı sağlayacaktır. Bu amaçla Türk Yatırım Fonu'nu daha etkin kullanacak, ülkelerimiz arasındaki ticaretin önündeki engelleri el birliğiyle aşacak, üretim ve yatırımda birbirimizin gücüne güç katacağız. Enerji kaynaklarımızı, yenilenebilir enerji potansiyelimizi ve iletişim altyapımızı müşterek hedefler doğrultusunda en etkin şekilde değerlendireceğiz. Türk dünyasının dört bir yanındaki imkanları aynı istikamette harekete geçirerek üretimde, ticarette ve teknolojide elde ettiğimiz kazanımları hep birlikte büyüteceğiz."</p>

<p><strong>GÜVENLİK VE SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAK HAREKET VURGUSU</strong></p>

<p>Ekonomik iş birliğinin güvenlik alanında da güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, terörizm, sınır aşan suçlar, siber tehditler ve doğal afetlerle mücadelede Türk devletlerinin imkanlarını birleştirmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiindeki bilgi ve tecrübelerin paylaşılmasını, yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesini ve ortak üretim kapasitesinin artırılmasını hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/2e43163207.jpg" style="height:523px; width:800px"></p>

<p><strong>'ORTAK TÜRK ALFABESİ TARİHİ BİR ADIMDIR'</strong></p>

<p>Türk dünyasının bütünleşmesinde ortak dil, kültür ve medeniyet mirasının önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, Hoca Ahmet Yesevi, Ali Şir Nevai, Nizami Gencevi, Mahtumkulu Firaki, Yunus Emre ve Cengiz Aytmatov'un eserlerine dikkat çekti.</p>

<p>Ortak Türk alfabesi çalışmalarının kültürel yakınlaşmaya katkı sağlayacağını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ortak Türk alfabesi konusunda ortaya konulan irade, kültürel yakınlaşmamız bakımından tarihi bir adımdır. Bu adımı eğitim, bilim, yayıncılık ve dijital teknolojiler alanındaki iş birliklerimizle daha da ileriye taşıyacağız. Gençlerimizin kardeş ülkelerde eğitim almasını teşvik edecek, üniversitelerimizi ve bilim insanlarımızı buluşturacak ve Türk dillerinin yapay zeka çağında hak ettiği yeri almasını sağlayacağız. Bilgimizi, birikimimizi ve imkanlarımızı bir araya getirerek Türk dünyasının geleceğini el birliğiyle şekillendireceğiz."</p>

<p><strong>'KIBRIS TÜRK HALKININ HAKLARINI KORUMAYI SÜRDÜRECEĞİZ'</strong></p>

<p>Makalesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Türk Devletleri Teşkilatı içerisindeki konumuna da yer veren Erdoğan, Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmanın sürdürüleceğini açıkladı.</p>

<p>Erdoğan, KKTC'nin teşkilattaki gözlemci statüsünün sunduğu imkanların geliştirilmesini ve Türk devletleriyle ilişkilerinin güçlendirilmesini önemsediklerini belirterek şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu köklü medeniyetin bizlere yüklediği sorumluluk, kardeşliğimize her şart altında sahip çıkarak birbirimizin hak ve hukukunu korumaktır. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmamızı da bu anlayışla sürdürüyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatımızdaki gözlemci statüsünün sağladığı imkanların geliştirilmesine ve kardeş ülkelerle bağlarının güçlendirilmesine büyük önem veriyoruz.</p>

<p>Kıbrıs Türklerinin maruz kaldığı haksız izolasyonların sona erdirilmesi, egemen eşitliklerinin ve eşit uluslararası statülerinin kabulü yönündeki kararlı duruşumuzu muhafaza edeceğiz. Türk Devletleri Teşkilatı'nın güçlenmesi, ortak coğrafyamızda barışın ve karşılıklı güvenin pekişmesine de hizmet edecektir."</p>

<p><strong>'21. YÜZYIL TÜRK DÜNYASI YÜZYILI OLACAK'</strong></p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı'nın ekonomik, siyasi, kültürel ve teknolojik alanlarda somut kazanımlar elde etmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesini şu ifadelerle tamamladı:</p>

<p>"21'inci yüzyılın 'Türk Dünyası Yüzyılı' olacağına yürekten inanıyorum. Ankara Zirvesi bu hedef doğrultusunda yeni ufuklar açacak, Teşkilatımızın uluslararası alandaki etkinliğini artıracak ve kardeş ülkelerimiz arasındaki dayanışmayı daha da perçinleyecektir. Asırlardır gönüllerimizde yaşattığımız birlik ülküsünü kalıcı eserlerle taçlandırmak ve gelecek nesillere her bakımdan daha kudretli bir Türk dünyası mirası bırakmak en büyük vazifemizdir."</p>

<p>Kaynak : PERRE</p>
<script data-ts="1793374850537" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/cumhurbaskani-erdogan-turk-devletlerinin-dayanismasi-stratejik-bir-zaruret-haline-geldi-6ae4b62709862.jpg" />        
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ Mustafa Sarıgül YENİ Parti'den istifa etti: ‘Adalet tecelli edecek, partime döneceğim’ ]]></title>
        <category>SİYASET</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/mustafa-sarigul-yeni-parti-den-istifa-etti-adalet-tecelli-edecek-partime-donecegim.html</link>
        <guid>1962</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/mustafa-sarigul-yeni-parti-den-istifa-etti-adalet-tecelli-edecek-partime-donecegim-6ae4b61b3f05f.jpg</image>
        <description><![CDATA[ ANKARA (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, kendisi ve ailesi hakkındaki kara para aklama ve cinsel saldırı iddialarının gündeme geldiği soruşturma sürecinde YENİ Parti'den istifa ettiğini açıkladı. Oğulları Emir ve Ömer Sarıgül ile eski eşi Aylin Kotil'in de aralarında bulunduğu 22 kişinin tutuklandığı soruşturmada bütün suçlamaları reddeden Sarıgül, "Partimi bu soruşturma nedeniyle çıkan tartışmaların dışına çıkarmak amacıyla söz konusu soruşturma sonuçlanıncaya kadar YENİ Parti üyeliğinden istifa ediyorum." dedi. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16 Ekim'de başlatılan ve ailesinden isimlerin de tutuklandığı soruşturmanın ardından partisinden ayrılma kararı aldı.</p>

<p>30 Ekim Cuma günü sosyal medya hesabından istifasını duyuran Sarıgül, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu 28 Ekim tarihli istifa dilekçesini de kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p><strong>'HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ÇERÇEVESİNDE ADALET TECELLİ EDECEK'</strong></p>

<p>Sarıgül, istifa açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Partimi bu soruşturma nedeniyle çıkan tartışmaların dışına çıkarmak amacıyla söz konusu soruşturma sonuçlanıncaya kadar YENİ Parti üyeliğinden istifa ediyorum. Hukukun üstünlüğü, hakikat, vicdan ve hakkaniyet çerçevesi içinde, adalet tecelli edecek ve ben partime döneceğim."</p>

<p>Sarıgül'ün istifasıyla YENİ Parti'nin TBMM'deki milletvekili sayısı 90'a düşerken, bağımsız milletvekili sayısı 12'ye yükseldi. Sarıgül, milletvekilliği görevini bağımsız olarak sürdürecek.</p>

<p><strong>YENİ PARTİ YÖNETİMİNDEN AÇIKLAMA GELMİŞTİ</strong></p>

<p>Mustafa Sarıgül, 28 Ekim'de yaptığı açıklamada, hakkındaki soruşturma sonuçlanıncaya kadar parti üyeliğinin askıya alınması için başvuruda bulunacağını duyurmuştu.</p>

<p>YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Sarıgül'ün bu düşüncesini parti yönetimiyle daha önce paylaştığını belirterek, yönetimin talebi olumlu karşıladığını açıklamıştı.</p>

<p>Emre, "Kendisiyle ilgili iddialar açıklığa kavuşturulduktan sonra durumu yeniden değerlendirilir. Ama açıkladığı üzere şu anda YENİ Parti'yle bir ilişkisi bulunmamaktadır." ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de soruşturmayla ilgili değerlendirmesinde, iddiaların doğrulanması halinde Sarıgül'ü savunamayacaklarını belirterek, "Bu vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül'ü biz de savunamayız, en sevdikleri de savunamaz." demişti.</p>

<p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 16 Ekim 2026 tarihinde Alman vatandaşı K.P. ve M.B.'nin şikayetleri üzerine, Türkiye'de ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla yüksek miktarda paranın aklandığı ve çeşitli yatırım işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma başlatmıştı.</p>

<p>Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, şikayetçilerin 80 milyon avroluk yatırım sözleşmesi düzenlendiğini, 100 milyon avroluk havale işlemi gerçekleştirildiğini, kamu gücü ve nüfuz kullanılarak 1 milyar avroluk fonun kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiğini ve 1,5 milyon avroluk tekne satışına ilişkin işlemler yapıldığını öne sürdükleri belirtilmişti.</p>

<p>Şikayetçiler ayrıca ellerindeki bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettiklerini, bu belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildiklerini iddia etmişti.</p>

<p>Başsavcılık, milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ayrıca değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceğini açıklamıştı.</p>

<p><strong>SARIGÜL'ÜN OĞULLARI VE ESKİ EŞİ TUTUKLANDI</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında 16 Ekim'de başlatılan operasyonların ardından 19 Ekim'de mahkemeye çıkarılan şüphelilerden, Mustafa Sarıgül'ün oğlu Ömer Sarıgül, eski eşi Aylin Kotil ve gazeteci Murat Ağırel'in de aralarında bulunduğu 15 kişi tutuklanmıştı.</p>

<p>Hakkında gözaltı kararı bulunan Emir Sarıgül ise daha sonra avukatıyla birlikte emniyete giderek teslim olmuş, 21 Ekim'de çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.</p>

<p>Soruşturmanın ilerleyen günlerinde yeni gözaltı ve tutuklama kararları verilmiş, iş insanlarının da aralarında bulunduğu başka şüpheliler hakkında adli işlemler gerçekleştirilmişti.</p>

<p>30 Ekim itibarıyla soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı 22'ye ulaşırken, aynı gün 8 şüpheli daha adliyeye sevk edildi. Ayrıca 11 kişi hakkında yeni gözaltı kararı verildi ve bunlardan 10'u yakalandı.</p>

<p><strong>CİNSEL SALDIRI İDDİALARI DA GÜNDEME GELDİ</strong></p>

<p>Mali soruşturmanın devam ettiği süreçte Mustafa Sarıgül'ün eski yakın koruması Beşir Ömer Demir'in savcılık ifadesine yansıyan cinsel saldırı iddiaları da kamuoyunda tartışma konusu oldu.</p>

<p>Demir, 2021 yılından itibaren Sarıgül tarafından cinsel saldırıya maruz bırakıldığını ileri sürdü. İfadesinde, 2024 yılında kamuoyuna yansıyan görüntülerle bağlantılı olarak kendisine baskı yapıldığı ve susması için bir belge imzalatıldığı iddialarına da yer verdi.</p>

<p>Hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı verilen Demir'in iddialarını Mustafa Sarıgül reddetti.</p>

<p>Sarıgül, eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar'a yaptığı açıklamada, "14-15 yıldır yanımızda biri, evladımızdır. İddia kesinlikle doğru değildir." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>SARIGÜL: 'SORUŞTURMAYA KONU OLAN İDDİALAR ASILSIZDIR'</strong></p>

<p>Mustafa Sarıgül, 28 Ekim'de yaptığı kapsamlı açıklamada, kendisi ve ailesi hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin kamuoyunda bilgi kirliliği oluşturulduğunu savunmuştu.</p>

<p>Sarıgül, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>"Şahsım ve ailem hakkında 16 Ekim 2026 tarihinde başlayan soruşturmayla ilgili olarak kamuoyunda yoğun bir bilgi kirliliği ve algı operasyonu yapıldığını üzülerek izlemekteyim.</p>

<p>Birbirileriyle ve soruşturmayla ilgisi olmayan konular hem yanlış hem de çarpıtılarak sunulmakta, asılsız iddialar gerçekmiş gibi yansıtılmakta, bu iddialardan haber çıkartılmakta ve bu çıkarımların üzerinden haksız yorumlar yapılmaktadır."</p>

<p>Soruşturma dosyasındaki gizlilik kararına ve masumiyet karinesine dikkat çeken Sarıgül, hakkındaki yayınlarla ilgili hukuki yollara başvuracağını da açıklamıştı.</p>

<p>"Kimseden merhamet veya ayrıcalık değil, sadece adalet ve hakkaniyet bekliyorum. Adalet; kinle, iftira ile ve bunlar üzerinden üretilen söylentilerle kamuoyu oluşturularak değil, hukukla tecelli etsin. Soruşturma peşinen bir cezalandırmaya dönüşmesin."</p>

<p>Hakkındaki mali iddiaları da reddeden Sarıgül, şikayetlere dayanak gösterilen yüksek tutarlı banka dekontlarının sahte olduğunu, kendisine veya ailesine bu tutarlarda para ulaşmadığını savunmuştu. Sarıgül, şikayetçilerle bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü beş kişi hakkında suç duyurusunda bulunarak kendisinin ve ailesinin dolandırılmak istendiğini iddia etmişti.</p>

<p>Sarıgül, 28 Ekim'deki açıklamasında ayrıca, "Soruşturmaya konu olan iddialar asılsızdır. Hiçbirini kabul etmiyorum." demişti.</p>

<p>İstifa kararını 30 Ekim'de kamuoyuna duyuran Sarıgül hakkındaki adli süreç devam ediyor. Soruşturma kapsamında gündeme gelen iddialara ilişkin Sarıgül hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmuyor.</p>

<p>Kaynak : PERRE</p>
<script data-ts="1793374760281" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/mustafa-sarigul-yeni-parti-den-istifa-etti-adalet-tecelli-edecek-partime-donecegim-6ae4b61b3f05f.jpg" />        
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ HİZMET-İŞ’ten işçi hakları için kapsamlı çağrı: Kıdem tazminatı tavanı kaldırılsın ]]></title>
        <category>GÜNCEL</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/hizmet-is-ten-isci-haklari-icin-kapsamli-cagri-kidem-tazminati-tavani-kaldirilsin.html</link>
        <guid>1966</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/hizmet-is-ten-isci-haklari-icin-kapsamli-cagri-kidem-tazminati-tavani-kaldirilsin-6ae4bc1307336.jpg</image>
        <description><![CDATA[ ADIYAMAN (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - HAK-İŞ Konfederasyonu'na bağlı HİZMET-İŞ Sendikası, Antalya'da gerçekleştirilen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından yayımladığı sonuç bildirgesinde çalışma hayatına ilişkin kapsamlı yasal düzenleme çağrısında bulundu. Kıdem tazminatındaki tavan uygulamasının kaldırılması, zorunlu arabuluculuğa son verilmesi, en düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine yükseltilmesi ve belediye şirketlerinde çalışan işçilere 52 günlük ilave tediye ödenmesi taleplerinin öne çıktığı bildirgede, 696 sayılı KHK kapsamındaki işçilere tayin ve becayiş hakkı tanınması için de yasal düzenleme istendi. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>HİZMET-İŞ Sendikası'nın Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı, 29 Ekim 2026 tarihinde Genel Başkan Mahmut Arslan başkanlığında Antalya'da gerçekleştirildi. Toplantıya sendikanın yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyeleri, şube ve il başkanları, profesyonel şube başkan yardımcıları ile komisyon ve komite temsilcileri katıldı.</p>

<p>Çalışma hayatının temel sorunlarının ve önümüzdeki döneme ilişkin sendikal hedeflerin ele alındığı toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, ücret politikalarından iş güvencesine, emeklilik sisteminden vergi adaletine, belediye işçilerinin haklarından sendikal örgütlenmeye kadar birçok konuda düzenleme yapılması talep edildi.</p>

<p><strong>'EKONOMİK BÜYÜMEDEN ÇALIŞANLAR DA ADİL PAY ALMALI'</strong></p>

<p>Ekonomik büyümenin çalışanların yaşam koşullarına yeterince yansımadığı belirtilen bildirgede, artan hayat pahalılığı karşısında ücretlerin satın alma gücünün korunması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Bildiride şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Ekonomik büyümenin çalışanların yaşam koşullarına yeterince yansımadığı bir ortamda, kalkınmanın toplumsal karşılığından söz edilemez. Artan hayat pahalılığı karşısında ücretlerin satın alma gücünü koruması, çalışanların insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olması ve emeğin karşılığının verilmesi temel bir gerekliliktir."</p>

<p>Kayıt dışı istihdamın çalışanların sosyal güvencelerini zayıflattığına da dikkat çekilen bildirgede, Türkiye'de kayıt dışı istihdam oranının yüzde 25'e yaklaştığı ifade edilerek kayıtlı istihdamı ve sendikal örgütlenmeyi teşvik edecek düzenlemeler yapılması istendi.</p>

<p><strong>'İŞE İADE KARARI İŞVERENİN İRADESİNE BIRAKILMAMALI'</strong></p>

<p>4857 sayılı İş Kanunu'nun değişen iş gücü piyasasının ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığı belirtilerek iş güvencesi hükümlerinin güçlendirilmesi, fazla çalışmanın sınırlandırılması, denetim mekanizmalarının geliştirilmesi ve sendikal hakların korunması talep edildi.</p>

<p>Mevcut iş güvencesi sisteminin işverenler tarafından tazminat davası olarak değerlendirildiği ifade edilen bildirgede şu çağrı yapıldı:</p>

<p>"Bu nedenle, iş güvencesi hükümleri geliştirilmeli, işe iadesine karar verilen işçilerin, işverenin iradesine bağlı kalmaksızın işyerlerine dönmeleri sağlayacak şekilde düzenleme yapılmalıdır."</p>

<p><strong>'ZORUNLU ARABULUCULUK KALDIRILMALI'</strong></p>

<p>Bildirgenin dikkat çeken başlıklarından biri de işçi ve işveren uyuşmazlıklarında uygulanan zorunlu arabuluculuk sistemi oldu.</p>

<p>İş sözleşmesi sona eren çalışanların ekonomik bakımdan en savunmasız oldukları dönemde, yasal hakları üzerinden yeniden pazarlığa zorlanmasının kabul edilemeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"İş akdi sona eren işçinin bütün alacaklarının herhangi bir pazarlık yapılmaksızın ödenmesi yasal ve ahlaken zorunlu olup, doğmuş haklar ve alacaklar üzerinde yeniden bir pazarlık yapılması evrensel bütün ilkelere aykırıdır. Bu nedenle iş hukukunun ruhuna ve temel ilkelerine aykırı olduğu açık olan zorunlu arabuluculuk müessesinin kaldırılmasını talep ediyoruz."</p>

<p><strong>'KIDEM TAZMİNATINDA TAVAN SINIRLAMASI KALDIRILMALI'</strong></p>

<p>Kıdem tazminatının işçiler açısından kazanılmış bir hak olduğu vurgulanan bildirgede, bu hakkın korunması ve daha güçlü güvencelerle geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Kıdem tazminatına getirilen tavan sınırlamasının, çalışanların hak ettikleri tutara ulaşmasını engellediği belirtilerek şu değerlendirmede bulunuldu:</p>

<p>"Tavan sınırlaması nedeniyle, işçilerin büyük kısmı ortalama 18-20 günlük ücretleri tutarında kıdem tazminatı alabilmektedir. Bu durum kıdem tazminatının işçinin 30 günlük ücreti üzerinden ödenmesi yönündeki emredici kanun hükmüne aykırı olduğu gibi hakkaniyete de aykırıdır."</p>

<p>Bildiride, "Bu nedenlerle, çalışanların emeğinin karşılığı olan kıdem tazminatına tavan sınırlaması getiren düzenlemenin kaldırılmasını talep ediyor bu yöndeki mücadelemizi sürdürüyoruz." denildi.</p>

<p>Kıdem tazminatında yeni bir modelin ise işçi ve işveren konfederasyonları ile devletin katılımıyla oluşturulacak sosyal diyalog mekanizması çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Ayrıca işsizlik ödeneği miktarının artırılması, ödeneğe hak kazanma koşullarının kolaylaştırılması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılmasının önlenmesi istendi.</p>

<p><strong>'ÇOK KAZANANDAN ÇOK, AZ KAZANANDAN AZ VERGİ ALINMALI'</strong></p>

<p>Çalışanların yıl içerisinde vergi dilimleri nedeniyle önemli gelir kayıpları yaşadığı belirtilen bildirgede, mevcut vergi sisteminin gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştirdiği ifade edildi.</p>

<p>"Türkiye'nin kapsamlı bir vergi reformuna ihtiyacı var. Çok kazanandan daha fazla, az kazanandan daha az vergi alınması gerekiyor. Çalışanların ailevi yükümlülüklerini ve temel harcamalarını dikkate alan, vergi dilimlerini ücretliler aleyhine sonuçlar doğurmayacak biçimde düzenleyen adil ve hakkaniyetli bir vergi sistemi istiyoruz."</p>

<p><strong>'EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI ASGARİ ÜCRET DÜZEYİNE ÇIKARILMALI'</strong></p>

<p>Emeklilik sistemindeki aylık bağlama yönteminin çalışanlar açısından adaletsizlik oluşturduğu belirtilen bildirgede, emeklilik hakkını kazandıktan sonra çalışmaya devam eden işçilerin daha fazla prim ödemelerine rağmen emekli aylıklarında düşüş yaşanabildiğine dikkat çekildi.</p>

<p>HİZMET-İŞ, emeklilik sistemindeki taleplerini şu ifadelerle açıkladı:</p>

<p>"En düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine yükseltilmesini, emekli aylıklarının enflasyon karşısında erimemesini, prim gün sayısı ve çalışma dönemindeki kazançların emekli aylığına adil biçimde yansıtılmasını, daha fazla prim ödeyen çalışanların emekli aylıklarının aleyhlerine olacak şekilde azalmasının önlenmesini istiyoruz."</p>

<p><strong>ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONUNUN YAPISINA DEĞİŞİKLİK TALEBİ</strong></p>

<p>Türkiye'de ücretli çalışanların yaklaşık yüzde 45'inin asgari ücret aldığı belirtilen bildirgede, mevcut Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısı eleştirildi.</p>

<p>Komisyonun yapısının ve ücret belirleme kriterlerinin çalışanların ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu savunularak, daha katılımcı, demokratik ve çoğulcu bir sistem oluşturulması istendi.</p>

<p>Bildiride, "Bu nedenle, Asgari Ücret Tespit Komisyonun yapısının değiştirilmesi, daha katılımcı, demokratik, adil ve çoğulcu bir modelin oluşturulmasını talep ediyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Sosyal diyalog mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiği de vurgulanarak, Ekonomik ve Sosyal Konseyin en son 2009 yılında toplandığı hatırlatıldı. Üçlü Danışma Kurulu ve Çalışma Meclisi gibi yapıların düzenli olarak çalıştırılması talep edildi.</p>

<p><strong>BELEDİYE İŞÇİLERİNE 52 GÜNLÜK İLAVE TEDİYE TALEBİ</strong></p>

<p>Sonuç bildirgesinde belediye şirketlerinde ve il özel idarelerinin iştiraklerinde çalışan işçilerin sosyal haklarına geniş yer verildi.</p>

<p>6772 sayılı Kanun kapsamında belediye şirketlerinde çalışan işçilerin ilave tediyeden yararlanamamasının önemli bir sorun olduğu belirtilerek şu çağrı yapıldı:</p>

<p>"6772 sayılı Kanunun belediye şirketleri için de uygulanmasını içeren kanuni düzenlemenin çalışma hayatına kazandırılarak, aynı işyerlerinde aynı işleri yapan işçiler arasında yapılan ayrımcılığın sonlandırılmasını istiyor, bu yöndeki mücadelemizi devam ettiriyoruz."</p>

<p>Sendika, belediyeler ve il özel idarelerinin şirketlerinde çalışan işçilere 52 günlük ilave tediye ödenmesini sağlayacak yasal düzenlemenin yapılmasını istedi.</p>

<p><strong>BELEDİYE ŞİRKETLERİ KAMU ÇERÇEVE PROTOKOLÜNE DAHİL EDİLMELİ</strong></p>

<p>Belediye şirketlerinde çalışan işçilerin Kamu Çerçeve Protokolü dışında bırakılmasının ücret ve sosyal haklarda eşitsizlik yarattığı belirtilen bildirgede, belediyeler, bağlı kuruluşlar, belediye şirketleri ve il özel idarelerinin protokole dahil edilmesi talep edildi.</p>

<p>Bildirgede, "Ücret ve sosyal haklarda eşitsizliklerin giderilmesi ve hakkaniyetin sağlanması için Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü'ne belediyeler, bağlı kuruluşları, belediye şirketleri ve özel idareleri dahil edilmelidir." denildi.</p>

<p>Ayrıca 12 Mayıs 2023 tarihinde İşkolları Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle belediye şirketlerine ilişkin getirilen istisnanın kaldırılması istendi. Belediye şirketleri ve iştiraklerindeki işkolu tespitlerinin ilgili belediye mevzuatı ve yerleşik yargı içtihatları doğrultusunda yapılması gerektiği savunuldu.</p>

<p><strong>696 SAYILI KHK KAPSAMINDAKİ İŞÇİLERE TAYİN VE BECAYİŞ HAKKI İSTENDİ</strong></p>

<p>HİZMET-İŞ Sendikası, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen çalışanların tayin, nakil ve becayiş hakkından yararlanamamasını çalışma hayatının önemli sorunlarından biri olarak gündeme taşıdı.</p>

<p>Özellikle eş durumu, sağlık, engellilik, can güvenliği ve zorunlu mazeretler nedeniyle görev yeri değişikliği talep eden işçilerin mevcut düzenlemeler nedeniyle mağduriyet yaşadığı belirtilen bildirgede şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Özellikle eş durumu nedeniyle aile birliğinin sağlanması, sağlık mazeretleri, engellilik hali, can güvenliği ve zorunlu mazeretler çerçevesinde görev yeri değişikliği talep eden işçiler, mevzuattaki yasal boşluk ve idari engeller sebebiyle yıllardır görev yaptıkları illerde kilitlenmiş durumdadır. Bu durum, anayasal koruma altındaki aile kurumunun fiilen parçalanmasına yol açmaktadır."</p>

<p>Sendika, Anayasa Mahkemesinin 26 Kasım 2025 tarihli kararının yürürlüğe gireceği 9 Aralık 2026 tarihinden önce gerekli düzenlemelerin yapılmasını ve işçilere tayin ile becayiş hakkı tanınmasını talep etti.</p>

<p><strong>TAŞERON İŞÇİLERİN KADRO SORUNU GÜNDEME GELDİ</strong></p>

<p>Kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışan taşeron işçilerin kadro sorunlarının da ele alındığı bildirgede, ücret yetersizliği, sosyal hakların sınırlılığı, ulaşım sorunları ve toplu iş sözleşmelerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından belirlenmesi gibi uygulamalara dikkat çekildi.</p>

<p>KİT'lerde çalışan taşeron işçilerin kadroya alınmasını sağlayacak bağlayıcı yasal düzenlemeler yapılması istendi.</p>

<p>Ayrıca ihale sözleşmeleri veya yaptıkları işlerin niteliği nedeniyle daha önce kadro kapsamı dışında bırakılan diğer kamu taşeron işçilerinin de kadroya geçirilmesi talep edildi.</p>

<p><strong>EV İŞÇİLERİNİN YÜZDE 98'DEN FAZLASI KAYIT DIŞI</strong></p>

<p>Ev işçilerinin sosyal güvenceden ve iş güvencesinden yoksun çalışma koşullarına dikkat çekilen bildirgede, Türkiye'de 1 milyon 300 binin üzerinde ev işçisi bulunduğu ve bu çalışanların yüzde 98'den fazlasının kayıt dışı istihdam edildiği belirtildi.</p>

<p>HAK-İŞ tarafından HİZMET-İŞ koordinasyonunda iki yıl önce başlatılan çalışmalar kapsamında 165 bin ev işçisine ulaşıldığı açıklanırken, hedefin 500 bin ev işçisine ulaşmak olduğu kaydedildi.</p>

<p>Ev işçilerinin sendikal örgütlenme, insanca yaşamaya yeterli ücret ve iş güvencesi haklarının sağlanması gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE İŞ GÜVENLİĞİNE VURGU</strong></p>

<p>Bildirgenin teknoloji ve çalışma hayatına ilişkin bölümünde, dijitalleşme, yapay zeka ve yeşil dönüşüm süreçlerinde çalışanların haklarının korunması istendi.</p>

<p>Teknolojik gelişmelerin sendikal örgütlenmenin önemini ortadan kaldırmayacağı belirtilerek, dönüşümün emek merkezli yürütülmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde ise mevzuat düzenlemelerine rağmen iş kazalarının önlenmesinde yeterli ilerleme sağlanamadığına dikkat çekildi. Denetimlerin güçlendirilmesi ve yaptırımların artırılması çağrısı yapıldı.</p>

<p><strong>'TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ DESTEKLİYORUZ'</strong></p>

<p>HİZMET-İŞ Sendikası, sonuç bildirgesinde 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin tutumunu da açıkladı.</p>

<p>"Devletimizin başlattığı 'Terörsüz Türkiye' sürecini destekliyor, başarı ile tamamlanması için elimizden geleni yaptığımızı ifade ediyoruz."</p>

<p>Bildiride, sürecin çalışma hayatına ve özellikle yerel yönetimlere de yansıması gerektiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Terörün sona ermesi ve oluşacak normalleşme ile birlikte, özellikle yerel yönetimlerdeki partizanlık, mobbing, sendikasızlaştırmaya yönelik baskılarla birlikte, haksız ve hukuksuz bir şekilde işten çıkarılmalara son verilmelidir. Yerel yönetimlerdeki iş barışı, sürdürülebilir bir diyalog ortamı ve emekçinin iradesine olan saygı güçlendirilmelidir."</p>

<p><strong>GAZZE VE FİLİSTİN İÇİN DAYANIŞMA ÇAĞRISI</strong></p>

<p>Uluslararası gelişmelerin de değerlendirildiği sonuç bildirgesinde, Gazze ve Filistin'de yaşananlara karşı uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi istendi.</p>

<p>"Filistin konusu, bölgesel bir çatışma değil, bir soykırım karşısında tüm insanlığın duyarlı olması gereken insani, vicdani ve ahlakı bir sorundur. Gazze ve Filistin bizim kırmızı çizgimizdir."</p>

<p>Sendikanın dünyanın farklı bölgelerinde hak ihlallerine uğrayan insanlarla dayanışmayı sürdüreceği belirtildi.</p>

<p><strong>CUMHURİYET'İN 103. YILI KUTLANDI</strong></p>

<p>Toplantının 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na denk gelmesi dolayısıyla sonuç bildirgesinde Cumhuriyet'in 103. kuruluş yıl dönümüne de yer verildi.</p>

<p>"Cumhuriyetimizin 103. Kuruluş Yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bağımsızlığımız ve vatanımız uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyor, birlik, kardeşlik, demokrasi ve refah içerisinde Cumhuriyetimize nice yıllar diliyoruz."</p>

<p><strong>'İŞÇİNİN İŞİNE, AŞINA VE ALIN TERİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ'</strong></p>

<p>HİZMET-İŞ Sendikası'nın Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi, işçi haklarının korunması ve geliştirilmesine yönelik mücadelenin sürdürüleceği vurgusuyla sona erdi.</p>

<p>"İşçinin işine, aşına, alın terine ve kazanılmış haklarına sahip çıkıp, bu hakların geliştirilerek yaygınlaştırılması için mücadeleye devam edeceğiz."</p>

<p>Kaynak : PERRE</p>
<script data-ts="1793375189416" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/hizmet-is-ten-isci-haklari-icin-kapsamli-cagri-kidem-tazminati-tavani-kaldirilsin-6ae4bc1307336.jpg" />        
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ Mutenâ Dergisi’nin 35. sayısı Sylvia Plath dosyasıyla okurlarla buluştu ]]></title>
        <category>GÜNCEL</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/mutena-dergisi-nin-35-sayisi-sylvia-plath-dosyasiyla-okurlarla-bulustu.html</link>
        <guid>1967</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/mutena-dergisi-nin-35-sayisi-sylvia-plath-dosyasiyla-okurlarla-bulustu-6ae4bc2b5db5d.jpg</image>
        <description><![CDATA[ ADIYAMAN (PERRE) - (Şeriban ÖZÇAKMAK) - Kültür, sanat ve edebiyat dünyasına farklı kalemlerden eserler kazandıran Mutenâ Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, yayın hayatının 6. yılında 35. sayısını okurlarıyla buluşturdu. Yeni sayısında Amerikalı şair ve yazar Sylvia Plath'ı dosya konusu olarak ele alan dergi, edebiyat dünyasından çok sayıda şair ve yazarın eserlerine yer verdi. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>İki ayda bir yayımlanan Mutenâ Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, 35. sayısıyla edebiyatseverlerin karşısına çıktı. Şiir, edebiyat ve kültür sanat alanındaki çalışmaları bir araya getiren dergi, yeni sayısında dünya edebiyatının önemli isimlerinden Sylvia Plath'ın yaşamını ve edebi mirasını ele aldı.</p>

<p><strong>SYLVIA PLATH YENİ SAYININ DOSYA KONUSU OLDU</strong></p>

<p>27 Ekim 1932'de ABD'nin Boston kentinde doğan ve 11 Şubat 1963'te Londra'da hayatını kaybeden Amerikalı şair ve yazar Sylvia Plath, Mutenâ Dergisi'nin 35. sayısının dosya konusu oldu.</p>

<p>Şiirleri ve edebi eserleriyle dünya edebiyatında iz bırakan Plath, derginin yeni sayısında farklı yazarların çalışmalarıyla ele alındı.</p>

<p><img alt="" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/4b889231d4.jpg" style="height:1131px; width:800px"></p>

<p><strong>33 ŞAİR VE YAZARIN ESERLERİ YER ALDI</strong></p>

<p>Mutenâ Dergisi'nin 35. sayısında edebiyat dünyasının tanınmış isimlerinin yanı sıra farklı kuşaklardan şair ve yazarlar da eserleriyle yer aldı.</p>

<p>Yeni sayıya Cezmi Ersöz, Şükrü Erbaş, Murat Kayış, İlyas Çetinkaya, Cuma Karataş, Mustafa Işık, Metin Üregen, Nisa Kurultay, Ahmet Haşim Güler, Müjdat Güven, Abdurrahman Adıyan, Beyza Bağdatlı, Mustafa Irgat, Ada Üstünsoy, Barış Özemre, Abdülkadir Taş, Kemal Yıldırım, Cemile Memiş, Ergün Hamzadayı, Bilal Ekiz, Ceyda Güneş, Cihan Yıldız, Fahri Haris Doğan, Coşkun Eroğlu, İhsan Fatih Polat, Faruk Alp, Şilan Erdoğanlı, Murat Halıcı, Mesut Üregen, Mahir Karasu, Leyla Yıldırım, Erdal Burak ve Songül Halhalli katkı sundu.</p>

<p><strong>36. SAYI İÇİN ESER BAŞVURULARI BAŞLADI</strong></p>

<p>Yayın hayatını iki ayda bir sürdüren Mutenâ Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi'nin 36. sayısı için eser kabul süreci de başladı.</p>

<p>Derginin 35. sayısı, anlaşmalı satış noktalarından temin edilebileceği gibi İz Bırakan Kalemler Yayınevi'nin internet sitesi üzerinden de sipariş edilebiliyor.</p>

<p>Kaynak : PERRE</p>
<script data-ts="1793375213839" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/mutena-dergisi-nin-35-sayisi-sylvia-plath-dosyasiyla-okurlarla-bulustu-6ae4bc2b5db5d.jpg" />        
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ Cumhuriyet Bayramı Somali Açıklarında Görev Yapan Gemilerde Kutlandı ]]></title>
        <category>DÜNYA</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/cumhuriyet-bayrami-somali-aciklarinda-gorev-yapan-gemilerde-kutlandi.html</link>
        <guid>1970</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/</image>
        <description><![CDATA[ Türk Deniz Kuvvetleri, Cumhuriyet’in 103’üncü kuruluş yıl dönümünü Somali açıklarında görevini sürdüren askeri gemiler ve sondaj filosuyla kutladı. 29 Ekim kapsamında gerçekleştirilen törende TCG Göksu ve TCG Yüzbaşı Güngör Durmuş geçiş yaptı. Çağrı Bey sondaj gemisi ile destek gemilerinde de düzenlenen etkinliklerle Cumhuriyet Bayramı coşkusu yaşandı. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>Türkiye’nin Somali’deki deniz görevini sürdüren Türk donanması, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı görev başında kutladı. Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Somali açıklarında görev yapan savaş gemileri ile sondaj filosunda gerçekleştirilen kutlamalara ilişkin görüntüleri paylaştı.</p>

<p>Somali Deniz Görev Grubu faaliyetlerinin desteklenmesi ve Somali’ye deniz yoluyla malzeme ulaştırılması kapsamında refakat ve koruma görevi yürüten TCG Göksu ve TCG Yüzbaşı Güngör Durmuş, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende geçiş gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>SONDAJ FİLOSUNDA DA CUMHURİYET COŞKUSU</strong></p>

<p>Kutlamalar yalnızca savaş gemileriyle sınırlı kalmadı. Sondaj sahasında görev yapan TCG Gelibolu ve TCG Bartın'ın yanı sıra Çağrı Bey sondaj gemisi ve destek gemilerinde de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkuyla kutlandı.</p>

<p><img src="https://www.igfhaber.com/static/2026/10/30/hv30pmmwqaau0hh-1793359788-285-x750.jpeg" style="height:499px; width:750px"></p>
<script data-ts="1793375299207" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ Ekonomik Güven Endeksi Ekim Ayında Yüzde 3,9 Geriledi ]]></title>
        <category>EKONOMİ</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/ekonomik-guven-endeksi-ekim-ayinda-yuzde-3-9-geriledi.html</link>
        <guid>1974</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/</image>
        <description><![CDATA[ Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ekim 2026 dönemine ilişkin açıkladığı verilere göre ekonomik güven endeksi, bir önceki aya göre yüzde 3,9 düşüş göstererek 97,3 seviyesine indi. Endekslerdeki en belirgin gerileme yüzde 7,7 ile tüketici güveninde yaşandı. Öte yandan perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ilişkin güven endekslerinde artış kaydedildi. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim 2026 dönemine ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı. Buna göre Eylül ayında 101,3 olan ekonomik güven endeksi, Ekim ayında yüzde 3,9 düşüşle 97,3 değerine geriledi.</p>

<p>Ekonomik güven endeksindeki düşüşte özellikle tüketici güvenindeki gerileme dikkat çekti. Bir önceki aya göre tüketici güven endeksi yüzde 7,7 azalarak 84,8 oldu.</p>

<p>TÜİK verilerine göre Ekim ayında güven endekslerinde sektörlere göre farklı değişimler yaşandı.</p>

<p>Buna göre; tüketici güven endeksi yüzde 7,7 azalarak 84,8'e gerilerken, reel kesim güven endeksi yüzde 1,4 azalarak 101,1 oldu. Hizmet sektörü güven endeksi yüzde 2,4 düşüşle 109,2'ye inerken, perakende ticaret güven endeksi yüzde 1,1 artarak 112,5'e yükseldi, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 0,4 artışla 83,3 değerini aldı.</p>

<p>Ekim ayında ekonomik güven endeksini aşağı çeken en önemli gelişmelerden biri tüketici güvenindeki yüzde 7,7'lik gerileme oldu. Reel kesim ve hizmet sektörlerinde de düşüş yaşanırken, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde sınırlı artış görüldü. Böylelikle Eylül ayında yeniden 100 seviyesinin üzerine çıkan ekonomik güven endeksi, Ekim ayında 97,3'e gerileyerek 100 eşik değerinin altına düştü.</p>
<script data-ts="1793375446319" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ İsrail'de sandık krizi büyüyor: Netanyahu 53 sandalyede kaldı, Arap partileri 19'a yükseldi ]]></title>
        <category>GÜNCEL</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/israil-de-sandik-krizi-buyuyor-netanyahu-53-sandalyede-kaldi-arap-partileri-19-a-yukseldi.html</link>
        <guid>1968</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/israil-de-sandik-krizi-buyuyor-netanyahu-53-sandalyede-kaldi-arap-partileri-19-a-yukseldi-6ae4bc3d5d755.jpg</image>
        <description><![CDATA[ ANKARA (PERRE) - (ÖZEL DOSYA) - İsrail'de 27 Ekim'de yapılan genel seçimlerin ardından oyların yüzde 96,1'inin sayılmasıyla Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloku 53, Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet 48, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Arap partileri ise 19 sandalye düzeyinde kaldı. Netanyahu'nun 2022'de 64 milletvekiliyle kurduğu hükümetin seçim öncesinde 60 sandalyeye gerileyen parlamenter desteği, yeni seçimde daha da azalırken Arap partileri önceki Meclisteki 10 sandalyelik temsilini neredeyse iki katına çıkardı.  ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p><strong>(ÖZEL DOSYA)</strong> - İsrail'de 27 Ekim'de yapılan genel seçimlerin ardından oyların yüzde 96,1'inin sayılmasıyla Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloku 53, Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet 48, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Arap partileri ise 19 sandalye düzeyinde kaldı. Netanyahu'nun 2022'de 64 milletvekiliyle kurduğu hükümetin seçim öncesinde 60 sandalyeye gerileyen parlamenter desteği, yeni seçimde daha da azalırken Arap partileri önceki Meclisteki 10 sandalyelik temsilini neredeyse iki katına çıkardı. Likud'un seçimlerde usulsüzlük yapıldığı suçlamasının ardından yabancı müdahale iddiaları için güvenlik soruşturması başlatılması istendi. Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Filistinli seçmenlerin topluca suçlanmasına karşı uyardı. İsrail'deki siyasi belirsizlik, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni askeri operasyon ihtimalini açık tutması ve Türkiye, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM'deki süreciyle birlikte Ortadoğu'nun güvenlik gündeminin merkezine yerleşti.</p>

<p><strong>OY SAYIMI YÜZDE 96'YI GEÇTİ, HİÇBİR BLOK 61 SANDALYEYE ULAŞAMADI</strong></p>

<p>İsrail'de 27 Ekim'de gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından oy sayımı devam ederken parlamentodaki siyasi dengeler büyük ölçüde belirginleşti.</p>

<p>29 Ekim'de açıklanan son kısmi sonuçlara göre oyların yüzde 96,1'i sayıldı. Netanyahu liderliğindeki sağ ve dini partiler bloku 53, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet 48, Arap partileri ise 19 milletvekilliği düzeyinde bulunuyor.</p>

<p>120 üyeli Knesset'te hükümet kurmak için en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor. Netanyahu bloku çoğunluğun sekiz, Eisenkot öncülüğündeki muhalefet ise 13 sandalye gerisinde kaldı.</p>

<p>Askerlerin, diplomatların, mahkumların ve kendi sandıklarında oy kullanamayan seçmenlerin çift zarflı oylarının sayımı sürerken siyasi bloklar arasındaki dağılımda önemli bir değişiklik yaşanmadı.</p>

<p>Netanyahu'nun liderliğindeki Likud Partisi 26 milletvekilliğiyle ilk sırada yer alırken Eisenkot'un Yashar Partisi 21 sandalye düzeyinde bulunuyor. Arap partilerinden Birleşik Liste 12, Mansur Abbas liderliğindeki Raam ise yedi milletvekilliğine ulaşıyor.</p>

<p><strong>NETANYAHU 2022'DE 64 SANDALYEYLE HÜKÜMET KURMUŞTU</strong></p>

<p>İsrail'de yeni seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı değişim, Netanyahu'nun 2022'de kurduğu hükümetin parlamenter gücüyle karşılaştırıldığında daha belirgin hale geliyor.</p>

<p>Netanyahu, 2022 seçimlerinin ardından Likud, Şas, Birleşik Tevrat Yahudiliği, Dini Siyonizm ve Yahudi Gücü partilerinin desteğiyle 64 milletvekiline dayanan bir koalisyon hükümeti kurmuştu.</p>

<p>Ancak hükümetin görev süresi boyunca koalisyon ortakları arasında anlaşmazlıklar yaşandı. Özellikle ultra-Ortodoks Yahudilerin askerlikten muaf tutulması, yargı reformu ve güvenlik politikaları konusunda ortaya çıkan görüş ayrılıkları hükümetin parlamentodaki desteğini etkiledi.</p>

<p>Temmuz 2026'da Meclis feshedildiğinde Netanyahu'nun koalisyon partileri toplam 60 sandalyeye sahipti. Yeni seçimlerin kısmi sonuçlarında ise aynı siyasi blok 53 sandalyeye geriledi.</p>

<p>Böylece Netanyahu'nun 2022'de hükümet kurduğu 64 sandalyelik başlangıç çoğunluğu ile yeni seçimdeki 53 sandalyelik blok arasında 11 milletvekilliği fark oluştu.</p>

<p><strong>ÖNCEKİ MECLİSTE HANGİ PARTİNİN KAÇ MİLLETVEKİLİ VARDI?</strong></p>

<p>Temmuz 2026'da feshedilen 25. Knesset'te Netanyahu koalisyonunu oluşturan partilerden Likud 32, Şas 11, Dini Siyonizm yedi, Yahudi Gücü altı ve Yeni Umut dört sandalyeye sahipti.</p>

<p>Muhalefette ise Yesh Atid 24, Mavi-Beyaz sekiz, Birleşik Tevrat Yahudiliği yedi, İsrail Evimiz altı, Hadaş-Taal beş, Raam beş ve İşçi Partisi dört milletvekiliyle temsil ediliyordu. Noam Partisinin bir milletvekili ise bağımsız konumdaydı.</p>

<p>Yeni seçimlere giderken bazı partilerin birleşmesi, yeni siyasi hareketlerin kurulması ve eski ittifakların dağılması nedeniyle parlamentodaki değişim yalnızca parti adları üzerinden değerlendirilemiyor.</p>

<p>Netanyahu'nun Likud Partisi önceki Mecliste 32 sandalyeye sahipken yeni kısmi sonuçlarda 26 sandalyeye ulaşıyor. Bununla birlikte önceki dönemde dört milletvekili bulunan Yeni Umut Partisinin seçim öncesinde Likud'la birleşmesi, iki dönem arasındaki karşılaştırmada dikkate alınması gereken önemli bir ayrıntı oluşturuyor.</p>

<p>Muhalefet cephesinde ise eski Genelkurmay Başkanı Eisenkot'un yeni kurduğu Yashar Partisi 21 sandalyeyle ikinci büyük siyasi hareket konumuna yükseldi.</p>

<p>Eski Başbakan Naftali Bennett ile Yair Lapid'in birlikte oluşturduğu liste 12, Yair Golan liderliğindeki Demokratlar sekiz, Avigdor Liberman'ın İsrail Evimiz Partisi ise yedi sandalye düzeyinde bulunuyor.</p>

<p><strong>ARAP PARTİLERİ 10 SANDALYEDEN 19'A YÜKSELDİ</strong></p>

<p>Seçimlerin en dikkat çekici sonuçlarından biri, İsrail vatandaşı Filistinlilerin temsil edildiği partilerin parlamentodaki ağırlığının artması oldu.</p>

<p>Önceki Mecliste Hadaş-Taal ve Raam partileri beşer milletvekiliyle toplam 10 sandalyeye sahipti. Yeni seçimlerde Birleşik Liste'nin 12, Raam'ın yedi sandalyeye ulaşmasıyla Arap partilerinin toplam temsili 19'a yükseldi.</p>

<p>Bu artış, Filistinli seçmenlerin hükümet kurma sürecindeki siyasi ağırlığını belirgin biçimde güçlendirdi.</p>

<p>Netanyahu liderliğindeki sağ blokun 53, Eisenkot öncülüğündeki muhalefetin 48 sandalyede kalması, Arap partilerinin desteğini koalisyon hesaplarının önemli unsurlarından biri haline getirdi.</p>

<p>Ancak İsrail siyasetindeki temel sorun, Arap partilerinin parlamentodaki ağırlığının artmasına rağmen hem Netanyahu'nun hem de muhalefetin önemli bir bölümünün bu partilerle ortak hükümet kurmaya karşı çıkması oldu.</p>

<p><strong>LİKUD ARAP PARTİLERİNİ SEÇİM HİLESİYLE SUÇLADI</strong></p>

<p>Netanyahu'nun liderliğindeki Likud Partisi, Arap partilerinin 19 sandalyeye ulaşmasının ardından seçimlerde usulsüzlük yapıldığını ileri sürdü.</p>

<p>Likud, Arap partilerini seçmenlere para dağıtmak, tehdit ve şiddet uygulamak, sahtecilik yapmak, mükerrer oy kullandırmak ve yasa dışı yazılımlar kullanmakla suçladı.</p>

<p>Parti, polis, iç güvenlik servisi Şin Bet ve İsrail Merkez Seçim Kurulundan soruşturma başlatılmasını istedi.</p>

<p>Likud'un açıklaması, seçim sonuçlarının henüz kesinleşmediği bir dönemde Filistinli vatandaşların siyasi temsiline ilişkin tartışmaları daha da büyüttü.</p>

<p>İsrail polisinin ilk değerlendirmelerinde seçimlerin geniş çaplı biçimde çalındığı iddialarını destekleyen bir bulguya ulaşılamadığı bildirildi.</p>

<p><strong>YABANCI MÜDAHALE ŞÜPHESİ İÇİN ŞİN BET DEVREYE GİRDİ</strong></p>

<p>Likud'un seçimlerde usulsüzlük yapıldığı iddialarının ardından İsrail'de yabancı müdahale şüphesi gündeme geldi.</p>

<p>İsrail Merkez Seçim Kurulu Başkanı Yargıç Noam Sohlberg, yabancı bir ülkenin seçim sürecini etkilemeye çalışmış olabileceğine ilişkin bilgilerin araştırılması için iç güvenlik servisi Şin Bet'in devreye girmesini istedi.</p>

<p>İsrail basınında şüphelerin Katar kaynaklı olabilecek bir mali destek ağı üzerinde yoğunlaştığı yönünde haberler yayımlandı.</p>

<p>Ancak yabancı müdahale şüphesinin araştırılması ile seçim sonuçlarının sistematik biçimde değiştirildiğinin ortaya konulması farklı konular olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Merkez Seçim Kurulu Başkan Yardımcısı Din Livne, seçimlerin bütünlüğünün sistematik biçimde bozulduğuna ilişkin iddiaları reddetti.</p>

<p>Livne, güvenlik birimlerine ulaşan hassas bilgilerin araştırılmasının gerekli olduğunu, ancak seçimlerin genel güvenilirliğini ortadan kaldıran bir bulgunun bulunmadığını belirtti.</p>

<p><strong>HERZOG FİLİSTİNLİ SEÇMENLERİN TOPLUCA SUÇLANMASINA KARŞI ÇIKTI</strong></p>

<p>İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, seçimlere yabancı müdahale iddialarının gündeme gelmesinin ardından Filistinli vatandaşların siyasi haklarının korunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Herzog, seçimlere ilişkin şüphelerin araştırılmasını desteklerken bütün bir topluluğun zan altında bırakılmaması çağrısında bulundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanının açıklaması, Likud'un suçlamaları ile Arap partilerinin artan temsilinin birlikte tartışıldığı bir dönemde geldi.</p>

<p>Herzog'un hükümet kurma sürecindeki rolü de seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından önem kazanacak. Cumhurbaşkanı, siyasi parti temsilcileriyle görüşerek hükümeti kurmakla görevlendireceği adayı belirleyecek.</p>

<p><strong>BEN-GVİR ARAP SİYASİ LİDERLERİN TUTUKLANMASINI İSTEDİ</strong></p>

<p>İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, seçimlere yabancı müdahale iddialarının ardından Arap siyasi liderlere yönelik sert açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Ben-Gvir, Arap partilerinin yöneticilerinin tutuklanması çağrısında bulundu.</p>

<p>Açıklama, seçim sonuçlarının kesinleşmesini bekleyen ülkede siyasi gerilimi artırdı.</p>

<p>Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi ise suçlamaları reddederek soruşturmayla işbirliği yapacağını bildirdi.</p>

<p>Abbas, partisinin faaliyetlerinde yasa dışı bir durum bulunmadığını savundu.</p>

<p><strong>EISENKOT'TAN SEÇİM SONUÇLARININ GECİKTİRİLMEMESİ UYARISI</strong></p>

<p>Muhalefetin önde gelen ismi Gadi Eisenkot, yabancı müdahale iddialarının araştırılması gerektiğini belirtirken soruşturmanın siyasi amaçlarla kullanılmasına karşı çıktı.</p>

<p>Eisenkot, seçimlere müdahale ihtimalinin ciddiyetle ele alınmasını ancak bu gerekçeyle yeni Knesset'in göreve başlamasının geciktirilmemesini istedi.</p>

<p>Eisenkot'un açıklaması, seçim güvenliği soruşturmasının hükümet kurma sürecine etkileri konusunda yaşanan tartışmaların ardından geldi.</p>

<p>Demokratlar Partisi lideri Yair Golan ise Netanyahu yönetimini Filistinli seçmenlerin siyasi meşruiyetini hedef almakla suçladı.</p>

<p>Golan, İsrail vatandaşı Arapların oylarının diğer vatandaşların oylarıyla eşit değerde olduğunu vurgulayarak Arap partilerinin dışlanmasına karşı çıktı.</p>

<p><strong>NETANYAHU'NUN ÖNÜNDE DÖRT KOALİSYON SEÇENEĞİ VAR</strong></p>

<p>İsrail'de oy sayımının tamamlanmasının ardından hükümet kurma görüşmelerinde farklı seçenekler gündeme gelecek.</p>

<p>Netanyahu'nun muhalefetin sağ kanadından destek alarak çoğunluğu tamamlaması, Likud öncülüğünde daha geniş bir birlik hükümeti oluşturulması veya Eisenkot'un Arap partilerinin dışarıdan desteğiyle hükümet kurması tartışılan seçenekler arasında bulunuyor.</p>

<p>Görüşmelerin sonuçsuz kalması halinde yeniden seçim ihtimali de gündeme gelebilecek.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Herzog'un hükümeti kurmakla görevlendireceği adaya 28 gün süre tanınacak. Bu süre 14 gün uzatılabilecek.</p>

<p>Yeni hükümet kuruluncaya kadar Netanyahu hükümeti görevini sürdürecek.</p>

<p><strong>TRUMP NETANYAHU'YU DESTEKLEDİ, İRAN İÇİN ASKERİ SEÇENEĞİ AÇIK TUTTU</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İsrail seçimlerinden önce Netanyahu'nun yeniden başbakan olması yönünde açık destek verdi.</p>

<p>Trump, Netanyahu'yu İran'a karşı yürütülen politikaların önemli bir ortağı olarak değerlendirdi.</p>

<p>Seçimlerin ardından Netanyahu'ya verdiği desteğin yarışın seyrini değiştirdiğini ileri süren Trump, İsrail'deki siyasi gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürüyor.</p>

<p>ABD Başkanı, 28 Ekim'de İran'a yönelik yeni bir askeri operasyon ihtimaline ilişkin sorular üzerine böyle bir seçeneği dışlamadı.</p>

<p>Trump, İran'ın anlaşma yapmak istediğini savunurken Washington'un askeri seçeneklerini koruduğu mesajını verdi.</p>

<p>ABD'nin Kasım ayında yapılacak ara seçimlerine yaklaşılırken İran'a yönelik olası askeri adımların hem Amerikan iç siyaseti hem de İsrail'deki hükümet kurma görüşmeleri üzerindeki etkileri tartışılıyor.</p>

<p><strong>ABD BASININDA KOALİSYON VE İRAN SENARYOLARI ÖNE ÇIKTI</strong></p>

<p>Amerikan ve uluslararası basınında İsrail seçimleri, Netanyahu'nun hükümet kurmak için gerekli çoğunluğu elde edememesine rağmen başbakanlık görevini sürdürme imkanını koruması üzerinden değerlendiriliyor.</p>

<p>İsrail'de muhalefetin kendi içindeki görüş ayrılıkları ve Arap partileriyle hükümet kurulmasına yönelik itirazlar, koalisyon arayışlarının önündeki temel engeller arasında gösteriliyor.</p>

<p>İran'a yönelik yeni bir askeri operasyon ihtimali ise hükümet kurma sürecini etkileyebilecek güvenlik gelişmelerinden biri olarak ele alınıyor.</p>

<p>Bununla birlikte İsrail'de yeni bir saldırı kararı alındığına ilişkin resmi bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p><strong>AVRUPA'DA İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VE BÖLGESEL İSTİKRAR GÜNDEMDE</strong></p>

<p>İsrail seçimlerinin ardından Avrupa'daki değerlendirmelerde Gazze, Batı Şeria, İran ve bölgesel istikrar başlıkları öne çıktı.</p>

<p>Avrupa Birliği kurumlarının ve Avrupa ülkelerinin İsrail-Filistin meselesindeki temel yaklaşımında iki devletli çözüm, uluslararası hukuk ve bölgesel güvenlik konuları önemini koruyor.</p>

<p>Avrupa Parlamentosunun seçim öncesinde yayımladığı değerlendirmelerde, İsrail'deki siyasi parçalanma, Netanyahu karşıtı partilerin farklı ideolojik çizgileri ve Arap partileriyle koalisyon kurulmasına yönelik itirazlar üzerinde duruldu.</p>

<p>İsrail'de kurulacak yeni hükümetin bileşimi, Avrupa ile ilişkilerde Gazze'ye insani yardım, Batı Şeria'daki yerleşim politikaları ve İran'a yönelik askeri strateji gibi konularda belirleyici olacak.</p>

<p><strong>ORTADOĞU'DA İRAN, GAZZE VE KÖRFEZ GÜVENLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR</strong></p>

<p>İsrail'deki seçim sonuçları, Gazze'deki savaşın sonuçları, İran'la yaşanan gerilim ve Körfez ülkelerinin güvenlik politikalarıyla birlikte değerlendiriliyor.</p>

<p>Netanyahu'nun yeniden hükümet kurması durumunda mevcut güvenlik stratejisinin sürdürülmesi, Eisenkot öncülüğünde farklı bir koalisyon kurulması durumunda ise karar alma süreçleri ve diplomatik yöntemlerde değişiklik yaşanması tartışılıyor.</p>

<p>Ancak İsrail muhalefetinin önemli bölümünün güvenlik merkezli politikaları savunması, Netanyahu'nun görevden ayrılmasının Filistin veya İran politikalarında kendiliğinden köklü bir değişim anlamına gelmeyeceğini gösteriyor.</p>

<p>Filistinli siyasi temsilciler açısından ise seçimlerin en önemli sonucu, İsrail vatandaşı Arapların parlamentodaki temsilinin artmasına rağmen hükümet kurma görüşmelerinde dışlanma ihtimalinin devam etmesi oldu.</p>

<p><strong>MEKKE ANLAŞMASI TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONUNDA KABUL EDİLDİ</strong></p>

<p>İsrail'de hükümet krizi devam ederken Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonunda kabul edildi.</p>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un ilk imza sahibi olduğu 2/3961 esas numaralı teklif, 21 Ekim'de Meclis Başkanlığına sunuldu. Dışişleri Komisyonunda 27 Ekim'de kabul edilen teklifin Genel Kurulda görüşülmesi bekleniyor.</p>

<p>7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalanan anlaşma, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ortak savunma, kolektif caydırıcılık, askeri koordinasyon ve savunma sanayisinde işbirliğini öngörüyor.</p>

<p>Anlaşmanın Suudi Arabistan ve Pakistan'daki iç onay süreçleri tamamlandı.</p>

<p><strong>FUAT OKTAY: 'ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE KARŞI BİR BLOKLAŞMA İTTİFAKI DEĞİLDİR'</strong></p>

<p>TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, anlaşmanın görüşmeleri sırasında Türkiye'nin taraf olduğu savunma anlaşmalarının saldırı veya yayılmacılık amacı taşımadığını belirtti.</p>

<p>Oktay, Mekke Anlaşması'nın bölgesel caydırıcılığı güçlendireceğini, barış ve istikrara katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Anlaşmanın NATO'ya alternatif olmadığını vurgulayan Oktay, yeni güvenlik mekanizmasının bölgesel işbirliğini geliştirmeyi hedeflediğini bildirdi.</p>

<p>Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü de anlaşmanın Türkiye'nin NATO üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini değiştirmediğini belirtti.</p>

<p><strong>TÜRKİYE'NİN ASKERİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ MECLİSTE TARTIŞILDI</strong></p>

<p>TBMM Dışişleri Komisyonundaki görüşmelerde Mekke Anlaşması'nın Türkiye'ye getireceği askeri sorumluluklar, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar, Yemen'deki çatışmalar ve İran'la ilişkiler ele alındı.</p>

<p>Muhalefet milletvekilleri, Türkiye'nin başka ülkelerin askeri çatışmalarına dahil edilmesi ihtimali ve anlaşmanın uzun süreli yükümlülükleri üzerinde durdu.</p>

<p>Dışişleri Bakan Yardımcısı Gümrükçü, anlaşmanın Türkiye'yi otomatik olarak herhangi bir savaşa dahil etmeyeceğini belirtti.</p>

<p>Gümrükçü, ortak savunma mekanizmasının işletilmesinde tarafların ortak kararının ve ulusal hukuk düzenlemelerinin belirleyici olacağını ifade etti.</p>

<p>Türkiye'nin başka ülkelere asker göndermesine ilişkin kararların Anayasa'nın 92. maddesi kapsamında değerlendirileceği bildirildi.</p>

<p><strong>İRAN'LA DİPLOMATİK TEMASLAR DEVAM EDİYOR</strong></p>

<p>Mekke Anlaşması'nın İran'a karşı bir askeri blok oluşturup oluşturmadığı tartışılırken Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan temsilcileri Tahran'da İranlı yetkililerle bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmelerde bölgesel güvenlik, İsrail'in politikaları, Filistin, Lübnan ve Ortadoğu'daki askeri gerilimler ele alındı.</p>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın ortak savunma mekanizmasını geliştirirken İran'la diplomatik temaslarını sürdürmesi, bölgesel güvenlik arayışlarının askeri işbirliği ve diplomasi üzerinden birlikte yürütüldüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p>İran yönetimi ise bölgesel sorunların dış müdahaleler olmadan diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği yönündeki yaklaşımını sürdürüyor.</p>

<p><strong>İSRAİL'DEKİ HÜKÜMET KRİZİ ORTADOĞU'NUN GÜVENLİK GÜNDEMİYLE BİRLEŞTİ</strong></p>

<p>İsrail'de 27 Ekim seçimlerinin ardından ortaya çıkan parlamento dağılımı, Netanyahu'nun iktidarını sürdürmesi ile muhalefetin yeni hükümet kurması arasında zorlu bir koalisyon sürecini gündeme getirdi.</p>

<p>Netanyahu'nun 2022'de 64 milletvekiline dayanan hükümet çoğunluğunun yeni seçimde 53 sandalyelik bloka gerilemesi, iktidarın parlamentodaki desteğinin azaldığını gösterdi.</p>

<p>Buna karşılık Arap partilerinin 10 sandalyeden 19'a yükselmesi, Filistinli seçmenlerin hükümet kurma sürecindeki ağırlığını artırdı.</p>

<p>Likud'un seçimlerde usulsüzlük yapıldığı iddiaları, yabancı müdahale şüphesine ilişkin güvenlik soruşturması ve Cumhurbaşkanı Herzog'un Filistinli seçmenlerin topluca suçlanmaması yönündeki açıklaması, seçim sonrası siyasi tartışmaların merkezine yerleşti.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Netanyahu'ya desteği ve İran'a yönelik askeri seçenekleri açık tutması, Avrupa'nın bölgesel istikrar ve iki devletli çözüm yaklaşımı, Türkiye'nin Mekke Anlaşması kapsamında geliştirdiği savunma işbirliği ve İran'la yürütülen diplomatik temaslar ise İsrail'deki siyasi belirsizlikle aynı dönemde Ortadoğu'nun güvenlik gündemini şekillendiriyor.</p>

<p>İsrail'de hükümetin kim tarafından kurulacağı kadar, Filistinli vatandaşların siyasi temsilinin nasıl değerlendirileceği, İran'a yönelik askeri politikanın hangi yönde ilerleyeceği ve Mekke Anlaşması'nın uygulamada nasıl bir güvenlik mekanizmasına dönüşeceği de bölgenin geleceğini belirleyecek.</p>

<p>Kaynak : PERRE</p>
<script data-ts="1793375231767" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/israil-de-sandik-krizi-buyuyor-netanyahu-53-sandalyede-kaldi-arap-partileri-19-a-yukseldi-6ae4bc3d5d755.jpg" />        
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ ÖSYM 2027 Sınav Takvimini Açıkladı: YKS, MSÜ ve KPSS Tarihleri Belli Oldu ]]></title>
        <category>EĞİTİM</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/osym-2027-sinav-takvimini-acikladi-yks-msu-ve-kpss-tarihleri-belli-oldu.html</link>
        <guid>1969</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/</image>
        <description><![CDATA[ ÖSYM, 2027 yılında düzenlenecek sınavların takvimini duyurdu. Üniversite adaylarının merakla beklediği YKS, kamu personeli adaylarının takip ettiği KPSS ve diğer önemli sınavların tarihleri belli oldu. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2027 yılında gerçekleştirilecek sınavların tarihlerini içeren sınav takvimini kamuoyuyla paylaştı. Üniversiteye giriş sınavlarından kamu personeli seçme sınavlarına kadar birçok önemli sınavın tarihleri belli oldu.</p>

<p>YKS VE MSÜ SINAVLARI HAZİRAN ÖNCESİNDE TAKVİMDE YERİNİ ALDI</p>

<p>Üniversite adaylarının merakla beklediği Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ile Millî Savunma Üniversitesi Askerî Öğrenci Aday Belirleme Sınavı'nın (MSÜ) tarihleri açıklandı. Takvimde ayrıca KPSS, YDS, ALES ve Dikey Geçiş Sınavı (DGS) tarihleri de yer aldı.</p>

<p>2027 yılı için açıklanan sınav tarihleri şöyle:</p>

<ul>
	<li>
	<p>MSÜ: 21 Şubat 2027</p>
	</li>
	<li>
	<p>YKS: 26-27 Haziran 2027</p>
	</li>
	<li>
	<p>KPSS A Grubu Genel Yetenek-Genel Kültür: 18 Eylül 2027</p>
	</li>
	<li>
	<p>KPSS A Grubu Alan Bilgisi: 25-26 Eylül 2027</p>
	</li>
	<li>
	<p>YDS/1: 28 Şubat 2027</p>
	</li>
	<li>
	<p>YDS/2: 17 Ekim 2027</p>
	</li>
	<li>
	<p>ALES/1: 21 Mart 2027</p>
	</li>
	<li>
	<p>ALES/2: 27 Haziran 2027</p>
	</li>
	<li>
	<p>ALES/3: 14 Kasım 2027</p>
	</li>
	<li>
	<p>DGS: 11 Temmuz 2027</p>
	</li>
</ul>

<p>BAŞVURU VE SONUÇ TARİHLERİ DE AÇIKLANDI</p>

<p>ÖSYM'nin sınav takviminde yalnızca sınav günleri değil, başvuru tarihleri, geç başvuru dönemleri ve sonuçların ilan edileceği tarihler de bulunuyor. Adayların başvuru işlemlerini aksatmaması ve sınav hazırlıklarını belirlenen takvime göre planlaması önem taşıyor.</p>

<p>ÖSYM, gerekli görülmesi durumunda sınav takviminde güncelleme yapılabileceğini belirtiyor. Bu nedenle adayların güncel bilgiler ve olası değişiklikler için kurumun resmî duyurularını takip etmeleri gerekiyor.</p>

<p>&nbsp;</p>
<script data-ts="1793375271255" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ KESK’ten hükümete zam tepkisi: ‘25 milyonluk kitleye sefalet ve güvencesizlik teklif edildi’  - Videolu Haber ]]></title>
        <category>EKONOMİ</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/kesk-ten-hukumete-zam-tepkisi-25-milyonluk-kitleye-sefalet-ve-guvencesizlik-teklif-edildi-videolu-haber.html</link>
        <guid>1973</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/kesk-ten-hukumete-zam-tepkisi-25-milyonluk-kitleye-sefalet-ve-guvencesizlik-teklif-edildi-videolu-haber-6ae4bcf13cf94.jpg</image>
        <description><![CDATA[ ULUSAL (PHA) - Murat KAYIŞ - KESK Adıyaman Şubeler Platformu, hükümetin 2026-2027 yıllarını kapsayan 8’inci Dönem Toplu İş Sözleşmesi kapsamında kamu emekçileri ve emeklilere önerdiği zam oranına tepki gösterdi. Adıyaman Merkez, Mimar Sinan Parkı’nda gerçekleşen basın açıklamasını Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat okudu. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>“Teklif, kamu emekçileri ve emeklilerle dalga geçmektir”<br>
Polat, hükümetin 2026 yılı için ilk altı ay yüzde 10, ikinci altı ay yüzde 6; 2027 yılı için ise ilk altı ay yüzde 4, ikinci altı ay yüzde 4 oranında zam teklif ettiğini hatırlatarak, “İktidar 4 milyon kamu emekçisine, 2,5 milyon emekliye ve aileleriyle birlikte 25 milyonluk devasa bir kitleye bir artış değil, sefalet, yoksulluk ve güvencesizlik teklif etmiştir” dedi.<br>
<br>
“Kamu emekçileri 2 yıl daha açlığa mahkûm edilecek”<br>
Açıklamasında, bu oranların kabul edilmesi halinde kamu emekçileri ve emeklilerinin iki yıl daha açlık sınırında yaşamaya zorlanacağını belirten Polat, “Belli ki bir kez daha ölümü gösterip sıtmaya razı etmek istiyorlar. Geride kalan 7 dönemde olduğu gibi iktidarın senaryosunu yazdığı oyunda başrolde oynayan konfederasyon, önce itiraz edecek ama grev hakkını kullanmayacak, ardından noter vazifesi gören hakem heyetine gidecek ve teklif büyük oranda kabul edilecek. Böylece hem iktidar hem de yandaş konfederasyon tepkileri minimalize ederek kamu emekçilerini ve emeklileri açlık ve sefalete mahkûm edecek” ifadelerini kullandı.<br>
<br>
“Enflasyona göre zam, sıfır zam demektir”<br>
Polat, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarına dayalı zam hesaplamalarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, “Enflasyona göre maaş zammı, sıfır zam demektir. Sahte rakamlarla yapılan hesaplamalar reel gelirimizi eritir, yoksulluğumuzu artırır. 2012’den bu yana yürütülen toplu sözleşme sürecinde ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, gelir vergisi adaletsizliğinin giderilmesi, ek gösterge adaletsizliğinin ortadan kaldırılması, 3600 ek göstergenin tüm birinci derece kamu emekçilerine verilmesi, mesai ücretleri, harcırahlar, kira, kreş, giyim, ulaşım ve yemek yardımları gibi temel taleplerin hiçbiri karşılanmamıştır” dedi.<br>
<br>
“Bu teklifle uzlaşma değil, mücadele edilir”<br>
KESK adına yapılan açıklamada, teklifin kabul edilemez olduğu vurgulanarak, “Kimsenin bu teklife değer yüklemeye, birkaç puan artırılırsa çözülür yaklaşımı sergilemeye hakkı yoktur. Çalışma Bakanı ‘tüm tarafları memnun edecek şekilde uzlaşma’ ifadesini kullansa da 7 dönemdir yapılan uzlaşmaların sonucu ortadadır. Yeni bir uzlaşma daha fazla sefalet ve yoksulluk getirecektir. Bu teklifle uzlaşma değil ancak mücadele edilir” denildi.<br>
<br>
KESK’ten dayanışma çağrısı<br>
KESK, tüm kamu emekçilerini ve emeklileri, “İnsanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli istihdam, güvenli gelecek, demokratik ve adil çalışma yaşamı, halktan yana bir kamu hizmeti ve gerçek bir toplu pazarlık hakkı” için mücadeleye davet etti. Açıklamada, “Yeni bir satış sözleşmesine izin vermemek için sesimizi yükseltelim. Aksi halde hepimiz kaybetmeye devam edeceğiz” çağrısı yapıldı.</p>

<p>Kaynak : PHA</p>

<p><iframe frameborder="0" height="440" src="https://www.youtube.com/embed/VtWyKB_XQGE?rel=0&controls=1&showinfo=0" width="675"></iframe></p>
<script data-ts="1793375411695" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Wed, 13 Aug 2025 18:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/kesk-ten-hukumete-zam-tepkisi-25-milyonluk-kitleye-sefalet-ve-guvencesizlik-teklif-edildi-videolu-haber-6ae4bcf13cf94.jpg" />        
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Milli gelirimiz ilk kez 1 trilyon doları aştı’ ]]></title>
        <category>GÜNCEL</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/cumhurbaskani-erdogan-milli-gelirimiz-ilk-kez-1-trilyon-dolari-asti.html</link>
        <guid>1972</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/cumhurbaskani-erdogan-milli-gelirimiz-ilk-kez-1-trilyon-dolari-asti-6ae4bccac8e1f.jpg</image>
        <description><![CDATA[ ANKARA (PHA) - Fatma Didar YILDIRIM – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 38. Olağan Mali Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin geldiği noktayı değerlendirerek, milli gelirin tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştığını ve 1 trilyon 371 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Erdoğan, dış ticarette de rekora imza atıldığını vurguladı. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>Toplantının başında, DEİK’in kuruluşundan bugüne kadar Türk iş dünyasına sağladığı katkılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı anarak, “Onca engele rağmen Türkiye’nin önünde yeni ufuklar açmış, devrinin ötesinde hizmetler yapmış bir devlet adamıydı. Özal’ın yadigârı olan DEİK bugün devasa bir çınara dönüşmüş durumda” dedi.<br>
<br>
‘Türkiye’nin üretim gücüne güç kattık’<br>
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidar olarak iş dünyasından gelen talepleri yakından takip ettiklerini belirterek şunları söyledi:<br>
“Bize ilettiğiniz her konu ile bire bir ilgilendik. Elimizi taşın altına koyduk ve hamdolsun sizlerle birlikte Türkiye’nin üretim gücüne güç kattık. Dünyanın neresinde olursa olsun iş insanlarımızın ve yatırımcılarımızın arkalarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu hissettirdik. Süren çatışmaların getirdiği tedirginliklerin farkındayız. Jeopolitik riskleri çok net okuyoruz. İş dünyamız fırtınalı denizde yol almaya çalışıyor. İhracatçılarımız başta olmak üzere şirketlerimiz yeni pazarlar kurarak bu sancılı süreci yönetiyor.”<br>
<br>
‘Hadiselere Ankara merkezli bakarak politikalarımızı belirledik’<br>
Dış politikada izlenen stratejilere de değinen Erdoğan, Türkiye’nin kendi merkezinden bakarak kararlar aldığını vurguladı:<br>
“Ne zulme sessiz kalıyor, ne de macera peşinde koşuyoruz. Ne pısırık davranıyor, ne de muhalefetin kışkırtmalarına prim veriyoruz. Yüzünü ülkemize çevirmiş mazlumlar için en doğrusu ne ise onu hayata geçiriyoruz. Suriye’de on yıl boyunca bunu yaptık. Rusya-Ukrayna savaşının ilk gününden itibaren aynı tutumu sergiledik. Libya’dan Karabağ’a, nerede bize ihtiyaç varsa orada olduk. Kendi ülkesini Batılı televizyon kanallarına şikâyet eden ezik siyasetçiler gibi değil; hadiselere Ankara merkezli bakarak politikalarımızı belirledik. Rakiplerimiz bile Türkiye’den övgüyle bahsediyor. Türkiye bugün barış masalarının aranan aktörüdür.”<br>
<br>
‘Milli gelirimiz 1 trilyon doları aştı’<br>
Ekonomide son dönemde elde edilen başarılara dikkat çeken Erdoğan, “Geçtiğimiz günlerde ekonomimize dair önemli veriler açıklandı. Dış ticarette rekora imza attık. Milli gelirimiz ilk kez 1 trilyon doları aşmış, 1 trilyon 371 milyar dolara ulaşmıştır” dedi.<br>
<br>
Erdoğan, küresel ekonomideki dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin hedeflerine sağlam adımlarla ilerlediğini belirterek, “Bugün Türkiye kendisine inanıyor, güveniyor ve kararlılıkla yoluna devam ediyor” ifadesini kullandı.<br>
<br>
Terörle mücadelede ‘yeni evre’<br>
Konuşmasının önemli bir bölümünü terörle mücadeleye ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de kurulan yeni komisyonla “terörsüz Türkiye” hedefinde tarihi bir adım atıldığını söyledi:<br>
“Bu hafta yeni bir evreye geçildi. TBMM’de kurulan komisyonla Türk siyaseti psikolojik bir eşiği daha aştı. Demokratik zeminde meseleleri çözme konusunda önemli bir adım atıldı. Komisyonun çalışmalarına başlamasından büyük memnuniyet duyuyoruz. İlk toplantıdaki yapıcı mesajlar, bu sürecin geleceği açısından umut verici.”<br>
<br>
Cumhurbaşkanı, bölgede yeni oyunlar oynandığını ancak Türkiye’nin bu oyunları bozacak adımları atabileceğini vurguladı:<br>
“Bu ateş çemberinden ancak stratejik yaklaşımla, birbirimize güvenerek ve güçlü irade ortaya koyarak çıkabiliriz. Cumhur İttifakı olarak yalnızca elimizi değil, tüm gövdemizi taşın altına bunun için koyuyoruz.”<br>
<br>
‘Siyaset kurumu sürece olumlu yaklaşıyor’<br>
Terörün yıllarca sivil siyaseti esir aldığını belirten Erdoğan, artık yeni bir döneme girildiğini söyledi:<br>
“Demokrasimiz kan kaybederken vesayet odakları kazandı. Biz artık bu ülke, bu millet kaybetmesin diyoruz. Şimdi kazananlar ile kaybedenlerin yerini değiştirecek olan tarihi bir sürecin içindeyiz. Sabotajlara ve tahriklere karşı tedbiri elden bırakmadan, dikkatle, hüsnüniyetle aynı çalışmaları yürütüyoruz. Siyaset kurumu bazı çatlak seslere rağmen sürece olumlu yaklaşıyor. Ülkemizde ve bölgemizde yeni bir dönemin kapılarını açmak istiyoruz. 86 milyonun imzasını taşıyan bu mektup er ya da geç adrese ulaşacaktır. Sadece ekonomisiyle değil, kardeşliğiyle ve demokrasisiyle de güçlü bir Türkiye inşa edeceğiz. Herkesten bu hayırlı adıma destek vermelerini rica ediyorum.”</p>

<p>Kaynak : PHA</p>
<script data-ts="1793375373256" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Sat, 09 Aug 2025 19:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/cumhurbaskani-erdogan-milli-gelirimiz-ilk-kez-1-trilyon-dolari-asti-6ae4bccac8e1f.jpg" />        
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ Hukuk Fakültelerine girişte başarı sıralaması barajı 125 Bine çekildi ]]></title>
        <category>GÜNCEL</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/hukuk-fakultelerine-giriste-basari-siralamasi-baraji-125-bine-cekildi.html</link>
        <guid>1971</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/hukuk-fakultelerine-giriste-basari-siralamasi-baraji-125-bine-cekildi-6ae4bcada04a2.jpg</image>
        <description><![CDATA[ ANKARA (PHA) - Şeriban ÖZÇAKMAK – Yükseköğretim Kurulu (YÖK), hukuk fakültelerine girişte başarı sıralaması barajında yeni bir düzenlemeye gitti. Daha önce 2025-YKS’den itibaren ilk 100 bin olarak uygulanması kararlaştırılan baraj, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı sonrası 125 bine çıkarıldı. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>YÖK Başkanı Erol Özvar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Danıştay 8. Dairesi’nin, barajın 100 bin olarak belirlenmesine ilişkin kararın “2025-YKS'den itibaren geçerli olmak üzere” ibaresinin yürütmesinin durdurulduğunu bildirdi.<br>
<br>
Özvar, “Bu karara binaen 2025-YKS tercih sürecinde hukuk fakültelerine giriş başarı sıralaması barajı 125 bin olarak belirlenmiştir. Adaylarımız, hukuk fakültesi tercihlerini 125 bin baraj sıralamasına göre yapabilecektir. Tercih işlemlerine ilişkin ÖSYM sisteminde gerekli güncelleme çalışmaları devam etmekte olup gün içerisinde açılacaktır.” dedi.<br>
<br>
Tercih Süreci Devam Ediyor<br>
YKS tercih süreci 1–13 Ağustos 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Daha önce tercih yapan adaylar da listelerini güncelleyebilecek. Özvar, “Adaylarımız için herhangi bir mağduriyet söz konusu olmayacaktır. Tüm adaylarımıza başarılar diliyor, tercihlerinin hayırlı olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.<br>
<br>
Geçen yıl da hukuk fakültelerine girişte başarı sıralaması barajı 125 bin olarak uygulanmıştı. Danıştay’ın son kararı ile bu yıl da aynı baraj geçerli olacak.</p>

<p>Kaynak : PHA</p>
<script data-ts="1793375344095" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Sat, 09 Aug 2025 16:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/hukuk-fakultelerine-giriste-basari-siralamasi-baraji-125-bine-cekildi-6ae4bcada04a2.jpg" />        
            </item>
        <item>
        <title><![CDATA[ Kulisleri hareketlendiren iddia: ‘İYİ Parti ve Zafer Partisi yeni bir oluşuma gidiyor’ ]]></title>
        <category>GÜNCEL</category>
        <link>https://www.devrekpostasi.net/haber/kulisleri-hareketlendiren-iddia-iyi-parti-ve-zafer-partisi-yeni-bir-olusuma-gidiyor.html</link>
        <guid>1965</guid>
		<image>https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/kulisleri-hareketlendiren-iddia-iyi-parti-ve-zafer-partisi-yeni-bir-olusuma-gidiyor-6ae4bbfa8f2e2.jpg</image>
        <description><![CDATA[ ANKARA (PHA) - Gülbahar SÜNGÜ - Ankara siyaset kulislerinde yeni bir ittifak arayışının gündeme geldiği konuşuluyor. İddialara göre, İYİ Parti ve Zafer Partisi içinden bazı yetkili isimler, ortak bir siyasi çizgide buluşarak "Milli Egemenlik Partisi" adıyla yeni bir siyasi oluşum kurmaya hazırlanıyor. Henüz resmiyet kazanmayan girişimin, özellikle milliyetçi ve devletçi bir hat üzerinde şekillenmesi ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a cumhurbaşkanlığı adaylığı teklif etmeyi hedeflediği öne sürülüyor. ]]></description>
        <detail><![CDATA[
        
<p>Yeni oluşumda milliyetçilik merkezde yer alacak<br>
Kulis bilgilerine göre, söz konusu yeni parti projesi, milliyetçi, devletçi ve güvenlik odaklı politikaları merkeze alan bir siyasi duruşla kamuoyunun karşısına çıkmayı planlıyor. Geniş tabanlı bir seçmen desteği hedefleyen girişimin, hem İYİ Parti'nin merkez sağa yakın geleneksel milliyetçi çizgisini hem de Zafer Partisi’nin göç ve güvenlik politikaları konusundaki sert tavrını ortak bir çatı altında birleştirmeyi amaçladığı ifade ediliyor.<br>
<br>
Mansur Yavaş'a cumhurbaşkanlığı adaylığı teklifi iddiası<br>
Kulislerde en çok konuşulan başlıklardan biri ise, yeni oluşumun Mansur Yavaş'a cumhurbaşkanlığı adaylığı teklif etmeye hazırlandığı yönündeki iddialar. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini sürdüren Yavaş’ın, toplumdaki güvenilir ve birleştirici imajı nedeniyle yeni ittifak tarafından ideal aday olarak değerlendirildiği belirtiliyor. Her iki partiden bazı kurmayların, Yavaş'ın isminin kamuoyunda yüksek bir karşılık bulduğunu ve bu nedenle teklifin güçlü bir zemin üzerinde yükselebileceğini düşündüğü dile getiriliyor.<br>
<br>
Anketler Yavaş’ı öne çıkarıyor<br>
ASAL Araştırma’nın Temmuz 2025 tarihli son kamuoyu araştırması, olası bir ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçim senaryosu üzerinden dikkat çekici veriler ortaya koymuştu. 1.985 kişiyle yapılan araştırmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın farklı rakipler karşısındaki oy oranları ölçüldü. Araştırmaya göre, Erdoğan’ın karşısında en güçlü isimlerden biri olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş öne çıktı. Yavaş’ın, özellikle kararsız seçmen ve merkez sağ seçmen üzerinde etkili bir profile sahip olduğu gözlemlendi.<br>
<br>
Turhan Çömez’den 'ittifak' mesajı<br>
İddiaları güçlendiren bir açıklama da İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Grup Başkanvekili Turhan Çömez’den geldi. Gazeteci Şule Aydın’ın "İYİ Parti milliyetçilerle bütünleşecek mi? Zafer Partisiyle?" şeklindeki sorusuna yanıt veren Çömez, “Bütünleşik ittifakın tesis edilmesi, ortak zeminin büyütülmesi ve ortak vizyon ve hayalle yola devam edilmesi hepimizin sorumluluğu” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, iki parti arasında kurumsal düzeyde olmasa da stratejik işbirliğine sıcak bakıldığının bir göstergesi olarak yorumlandı.<br>
<br>
Özdağ'dan CHP'ye uyarı<br>
Öte yandan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yaptığı görüşmede, “AKP'nin masasındaki ankette bizim oyumuz yüzde 6, İYİ Parti’de 8’ler civarında. Komisyona girerseniz sizinle ittifak yapmayız” ifadelerini kullandığı iddia edildi. Özdağ’ın bu sözlerinin, muhalefet içinde yeni şekillenecek güç dengeleri açısından da belirleyici olabileceği değerlendiriliyor.<br>
<br>
Yeni parti mi, yeni ittifak mı?<br>
Söz konusu temasların bir parti kurma mı yoksa yeni bir seçim ittifakı mı doğuracağı netleşmiş değil. Ancak her iki partinin kamuoyuna mesaj verme biçimi, Meclis aritmetiğinden bağımsız bir siyasi odak oluşturma niyetini gösteriyor. Sürecin önümüzdeki günlerde netleşmesi ve resmi açıklamaların gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Kaynak : PHA</p>
<script data-ts="1793375165015" src="https://cdn.n1ed.com/widgets.js?apiKey=FLMNFLMN"></script>
        ]]>
		</detail>
        <pubDate>Thu, 07 Aug 2025 16:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure length="0" type="image/jpeg" url="https://www.devrekpostasi.net/tema/genel/uploads/haberler/kulisleri-hareketlendiren-iddia-iyi-parti-ve-zafer-partisi-yeni-bir-olusuma-gidiyor-6ae4bbfa8f2e2.jpg" />        
            </item>
    </channel>
</rss>