Suriye’den dış ülkelere göç edenler, peyderpey ülkeye geri dönmeye başladılar. Geri dönüş, onları barındıran ülkeler için kısmi de olsa rahatlama getirecektir. Bunu hem ekonomik hem de sosyal anlamda düşünebiliriz. Bazı ülkelere tekrar geri göç olma ihtimali yüksektir. Bundan eskiden olduğu gibi ülkemize pay fazla düşecektir. Göç edenler içinde Esad yanlıları olabileceği gibi Esad’ı deviren dünya görüşü farklı insanlar da olacaktır. Eski rejim yanlıları ve dünya görüşü farklı olanların gidecekleri ülkeler var. Bu böyle de insanlar bir anda çark ediyor. Biz bedel ödemeyelim temennisindeyim. Esad’a destek verenlerin taşın altına el koymaları beklenir.
Suriye’de rejim değişimi yapan gruplar, HTŞ (Hey’etü Tahriri’ş-Şam) PKK, PYD, DEAŞ ve küçüklü başka gruplardır. Burada dikkat çeken durum şudur: Rusya, ABD ve İran’a rağmen BAAS rejimi karşıtları başarı sağladılar.
Suriye, müsait bir ülke olması sebebiyle her çeşit illegal örgütlerin, teröristlerin, büyüklerin askeri gelişmelerinin, güya devlet kurma eylemlerinin, din adına ortaya çıkan din dışı grupların faaliyetlerinin… uygulama alanı oldu. Hatırlanması için tekraren yazıyorum. Birçok ülkenin güvenlik güçleri yanyana, arka arkaya, aynı yerlerde görev yaparken haber konusu olmuşlardı.
İsrail, geçen günlerin haberlerine göre Suriye topraklarındaki işgalini artırdı. Hatta 24 KM Şam’a yakınlaşmış.
Süleyman Şah Türbesi, IŞİD zamanında taşınmıştı. Şimdi eski yerine taşınma istekleri zikrediliyor.
Bundan sonra Suriye’de belki eskisi kadar olmayabilir de. Kaos, terör eylemleri, büyüklerin oyunları, mezhep kavgaları devam edecektir. Çünkü otorite boşluğu devam ediyor.
HTŞ, rejim değişikliğinde kendisine yardımcı olan grupları, kendinden uzaklaştırma düşüncesi ve az da olsa eylemi içerisinde görülüyor. Düşünce ve eylem zamanla artacaktır. Pekâlâ, illegal örgüt mensupları nereye gidecektir? Dağlara çıkıp terör eylemlerinde bulunacaklar ya da komşu ülkelere sığınacaklardır. HTŞ’nin yapacağı en büyük hizmet, af çıkarıp teslim olanları topluma entegre etmektir. Ülkemizde çok kez af çıkarılmasının faydaları görülmüştür. İstisna ile hareket etmek de doğru değildir.
Suriye’yi incelediğimizde uygun olmayan her türlü harekette en çok zarar göreceğimiz aşikârdır. Bu bilindiğine göre NATO ittifaklarımız başta, dünya ülkelerinin gayr-ı insani yaptırımları desteklememeleri gerekmektedir. Bize karşı kantarın topu biraz fazlaya kaçıyor da.
Suriye sınırı, hem Türkiye hem de Suriye’nin en uzun sınırıdır. Bu şu anlama gelmektedir. Her iki ülkede de yaşanacak olumsuzluklardan en çok etkilenecek olan Suriye ve Türkiye’dir.
16 Aralık 2024 tarihinde haberleri izledim.7000’e yakın Suriye göçmenin ülkelerine döndüğü ifade ediliyor. Şu ana kadar daha fazla olması beklenirdi. Anlaşılan o ki onlar da ülke güllük gülistanlık olduktan sonra döneceklerdir. Hazıra konmak istiyorlar.
(Haber kaynakları rakamları olsun doğru vermelidir)
Genel af çıkmaz, demokrasiye geçilmezse bundan sonrasında Suriye problemi artacaktır. Buna bir de var olan İsrail tehlikesi artarak devam edecektir. Tüm bunların olması, güçlü otoritenin olamamasından kaynaklanmaktadır.
Birinci yazımın başında da ifade etmiştim. Matruşka bebek oyunu Suriye’de devam edeceğe benziyor. Çünkü oynatma zaman ve mekânı oluşuyor.
Bebekleri severiz de, onların oyuncağını olsun oyuna alet etmemek gerekir.
Dua ve temennim odur ki Ortadoğu hakkında iç karartıcı yazılar yazmayayım. Olumsuz yaklaşımlarım da bertaraf olsun.
Buluşmak dileği ile… Hoşça kalınız.

Avrupa Devrekliler Derneği’nde Bayrak Değişimi: Yeni Başkan Cihan Bayram
BEN ve BABAM
VEFAT VE TEŞEKKÜR
