Anlatacaklarım 1998 yılına ait. Olayların geçtiği yer Bartın vilayeti. Daha önce benzerlerini yaşadığım ve başkasının yaşadığı olaylardan anlatmıştım.
1998 yılında daha önce bazı başarılı imtihanlar sonrasına istinaden müfettişlik imtihanına girmeye karar verdim. Kararımı uygulayarak müfettiş olmak biraz zordu. Şöyle ki öncelikle eğitim fakültelerinin eğitim yöneticiliği bölümlerini bitirmek ve mülakatlarda başarılı olmak gerekiyordu. Eğitim yöneticiliği bölümlerine girmek ÖSYM imtihanları ile oluyordu. Bu benim için biraz daha zordu. Eşim, o zaman dört çocuğum bunu biraz daha zorlaştırıyordu. Buna rağmen imtihana girip kazanarak müfettiş olmak için çalışmayı kararlaştırdım. Gerekli hazırlıkları yaptım. Üniversite imtihanına müracaat ettim. İki aşamalı imtihanın birincisine girdim. Daha sonuçlar açıklanmadan Eğitim fakültelerinin eğitim yöneticiliği bölümlerinin kapandığına dair bilgiler internete düştü. Gerekçe de mezun sayısının çok olduğu ve bunların istihdam edilemediği idi.
Ülkemizde maalesef zamansız kararlar alınabiliyor. Bu da onlardan birisi idi.
İkinci imtihan öncesinde içimden geçen yurt dışında okumaktı. Bunun çok sayıda sebepleri vardı. Onlardan en büyüğü o zamanlar yurt dışında okuyan sayısı oldukça azdı. Bazıları çok gururluydu.
Yurt dışına nasıl gidilecekti? Parasal ve ailemin kalabalık olma problemi buna engel oluyordu. Şu kural da devamlı zihnimde idi. Her problemin çözümü vardır. Buradan hareketle yurt dışı üniversitelerini inceledim. Problemin çözümü zihnimde bulunmuştu. Burs ve bir yerden para geleceği bilgisi içime doğmuştu. Gerekirse hem çalışır hem de okurdum. Para geleceği bilgisi günlerce içimi kemirdi adeta.
İşin en kolay çözümü şöyle idi: Kıbrıs’tan bir okul tercih edip buradan ABD’ne gitmem doğru olacaktı. Kıbrıs Üniversiteleri ABD’ye gönderme vaadinde bulunuyorlardı. Yaptığım incelemeler sonucunda Doğu Akdeniz Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü tercih ettim. Üniversite, ikinci sınıfın sonunda ABD’ye göndermeyi vaat ediyordu. Niçin ABD’ye gitmek istiyordum? Öncelikle bu soruya cevap vereyim.
Rusya ve ABD başta çok sayıda ülke dini konulara ağırlık veriyordu. Antri parantez içinde yazayım. Rusya,1982-1984 yılları arasında ülkemizden Rus Dili’ne çevrilmiş ve aslı ile 1,5 milyon Mealli Kur’an istemişti. Ali Özek hocamız Suudi Arabistan’dan para bulup getirerek onları hazırlattı ve Rusya’ya Kur’anlar gönderildi.
ABD’de çok sayıda üniversitede teoloji üzerine çalışmaları okudum ve anlatımları dinledim. Onlardan iki tanesini yazmam faydalı olacaktır
George Town Üniversitesinde şöyle bir deney yapılıyor.
Aynı hastalığa yakalanan aynı cinsiyetteki insanlar iki gruba ayrılarak tedaviye alınıyor. Bir grup ilaç ve dua ile diğer grup da sadece ilaçla tedavi ediliyor. Durum onu gösteriyor ki dua ve ilaçla tedavi edilenler daha çabuk iyileşiyor. Bu, dua deneylerinden birisidir.
ABD’de ahiret hayatının varlığının ispatı amacıyla çok sayıda çalışma yapılıyor.
Bunlar ve bilgi dağarcığımdaki başka çalışmalar ABD’de okuma isteğimi aşırı artırmıştı.
Doğu Akdeniz Üniversitesi’ni kazandığım günlerde çok sevinmiştim. Zira teoloji alanında üst çalışmalar yapacaktım. Kayıt yaptırmam için gelen uyarılar ve üniversitenin anlatılmaya değer çalışmaları ile ilgili broşürler de gelmişti. Kayıtta istenenler ve başka işlerim için köyden Bartın’a gittim. Evim Bartın’a 17 KM idi. Arabamı bir yere çektim.
Pazaryerinin bitişiğinde düzenleme çalışmalarının yapıldığı alana gittim, O da ne? Alan iğne atsan düşmez kabilinden tıklım tıklım dolu. Küçük bir vilayette bu boş alanda kalabalık düşündürücüdür. Kalabalığın arasından biraz yürüdüm.35-40 yaşlarında bir adam çıkageldi. Yürümesine engel yok. Elinde sigara, üst başı yeni-eski değil. Kirli sakallı ve gözlüklü idi. “bana 7,5 TL ver” dedi.(o zamanlar milyon olduğunu biliyorum. Söylenileni aynen yazmam gerekiyor. Doğruluğa dair yemin ettiriliyor) Hızlı düşünme zamanlarımdan bir tanesi daha tecelli etmişti. Hızlı düşündüm ve içimden: Ben ona bu parayı verirsem, bana çok az bir para kalıyor. Kendim ve evimin ihtiyaçları öncelikli olmalıdır. Cebimdeki milyonu da istenilene göre değerlendirdim. Hemen,
-bende para yok dedim. Adam yarı mahcup üzüntülü şekilde benden ayrıldı. Çok iyi hatırlıyorum. Parmağı ile sigarasının külünü itip koparmıştı.
Adamın gidişinden itibaren içime çok sayıda sualler düştü. Sualler her geçen günde arttı. Bulduğum cevaplar gideceğim okullara gitmeme noktasında çare olmadı.
Başıma gelen hadise sonrasında düşüncelerimde ağır basan konu: Görülen kişinin sırlar âlemine ait olması oldu. Bu zamandan sonra Bartın’da 4,5 yıl öğretmenlik yaptım. Tayinim başka yerlere çıkmasına rağmen defalarca Bartın’a gittim. Halen gitmekteyim. Bartın,1992 yılına kadar Zonguldak’ın ilçesi idi.
Benden para isteyen kişiyi Bartın, ilçeleri, çevre iller…de görmüş değilim. Halen görmek istiyorum.
Anlattığım olayın benzeri anlatımları çok kez dinledim.
Olay, sonrasında para gelmedi, ben de imkân olmayınca kayıt dahi yaptırmadım. Bunda da hayır olacağı düşünülmüştür diye düşünmek
gerekir. Kat ve kat hizmetlerim olmayacaktı Kıbrıs ve ABD’ye gitmiş olsaydım diye düşünüyorum. En iyisini Allah bilir.
Buluşmak dileği ile… Hoşça kalınız.

Avrupa Devrekliler Derneği’nde Bayrak Değişimi: Yeni Başkan Cihan Bayram
BEN ve BABAM
VEFAT VE TEŞEKKÜR
